O zaman bir tarihçe yapalım (tarihçede tarih hataları, yani 2000 yerine 2001, gibi olabilir ama sıralama olarak yok) :
1996 - Galatasaray'da "A.Ş" ler devri başlamadan öncesi. Derneğin borcu 0 (sıfır) dır.
1998 - Galatasaray, "sportif başarı" ona bağlı gelir artışı adına "borç"la büyümeye başlar. Bu dönemde yöneticiye borçlanma dönemi biter, bankadan kredi alma dönemi başlar.
2000- Galatasaray Sportif Başarı'yı taçlandırır ama borçları da artık döndürülemez hale gelmiştir. O dönemde yaşanan ekonomik krizin de etkisi ile yüksek faizli borçlar dönemidir. AIG ile ortaklık dönemi başlar. % 22'i kadar Hisse "çok kar edeceğiz, AIG bizi uçuracak diyerek" GS Sportif AŞ nin babası olan şirkete aktarılır.
2001- Hisselerin satışı ile de kurtaramayınca hem piyasaya %10 kadar daha hisse satılır. AIG ye de GS Sportif AŞ nin kontrol hisseleri satılır. Hala sportif başarı vardır ama borç katlanarak artmaktadır. Borç, tamamen GSK Derneği'nin üzerine yüklenirken GS Sportif AŞ gelirlere konmaktadır.
2003- Artık GSK Derneği dönemez haldedir ve GS Futbol AŞ kurulur. Futbol Takımı, Florya bu yeni şirkete devredilir. GSK Derneği hala maaşları öder, transferi, bonservisi öder... Futbol AŞ takımı yönetir, GS Sportif AŞ geliri alır...
2005 - Artık AIG den kurtulma zamanıdır, zaten 10 yıl içinde GS hisseleri geri alamazsa AIG nin piyasaya piyasa değerinden satma hakkı vardır. Sportif başarı düşmüştür ama giderler yani yüksek maliyetli transferler devam etmektedir. Borç artar...
2008 - Futbol AŞ + Sportif AŞ nin evlendirilmesi gerektiği artık ayyuka çıkmıştır. Stad gecikiyordur. Gelirler giderleri karşılamaz hale gelmiştir. Transfer ve sportif başarısızlık tam gaz devam etmektedir.
2010 - Şirketler evlenir. Stad bitmeye başlamıştır ama Dernek dönemez borçlar içindedir. Riva satılması gündemdedir.
2012 - Sermaye artışı operasyonu...
Bu olaylar silsilesinde iki aktör var :
Galatasaray Spor Kulübü Derneği, sürekli borçlanan, sürekli ipotek altına giren Galatasaray Kurumu...
Galatasaray Sportif AŞ, doğduğu günden beri, büyük abisine yük olan, istikrarı tutturamayan ve sürekli abisinin borçlanmasına sebep olan Galatasaray Kurumu...
GSK D, bu müsrif kardeşini bugüne kadar taşıdı ona en değerli varlıklarından futbol takımını hibe etti (Futbol AŞ kurulurken), onun tüm transfer masraflarını karşıladı, stad geliri hariç (ki geçmişte azdı), hiçbir gelirine elini sürmedi ama buna rağmen kimseyi de mutlu edemedi. Ve bugün itibarı ile kasasında -400 milyon USD, artık kendisine ait olmayan bir futbol takımının yanında, kendi gelir kalemlerinden 125 milyon USD yi de ona bağışlamış oluyor. Özet budur.
Bence bu son hamle büyük abi'nin, sırf kardeşi hayatını sürdürebilsin diye, gırtlağına kadar battığı son noktadır. Bundan sonra elinde kalan kaynaklar ki o da sadece Riva ve stadın satışı daha zor olan koltukları (unutmayın ki biz 28.000 civarı seyirciye oynuyoruz)... Bunlarla 400 milyon USD borcun yanında : Voleybol'dan yüzme 10 kadar branşı, sosyal tesisleri, çevirmesi de gerekiyor... Sonra biz kızıyoruz, yüzmede de şöyle oldu, kürekte böyle oldu, diye...
Şimdi GS Sportif AŞ yönünden bakalım. İşlem başarılı GS Sportif AŞ, elinde borçları düzene sokulmuş, geliri arttırılmış, sermayesi düzenlenmiş bir şirket olarak yeni bir hayata başlıyor.
Artık,
Transferlerin bütçeye uygun yapılması gerekiyor. Yani GS Sportif AŞ, Shaqiri'yi alamaz, hatta Yekta'ya verilen para kadar bile transfer yapamaz, bunu bilin...
Başarılı olması gerekir. Türkiye'de enaz 2. Avrupa'da enaz CL de gruplardan çıkması gerekir... Ancak ondan sonra "yıldız" futbolcuya yüksek para harcayabilir ki o da 1 ya da 2 futbolcu...
Borçlarını arttırmamalı, kendi özkaynağını daha etkin kullanmalıdır...
Sezon sonunda "Biz CL gidiyoruz, gelsin Shaqiri'ler gitsin Ronaldinho'lar" olmamalı...
Altyapıdan enaz 6-7 futbolcu takıma monte edilmeli...
Ve "sürdürülebilir başarı" için yıllarca arama konferansının neticeleri (yani 10 yılda 7 şampiyonluk, enaz 1 Avrupa Şampiyonluğu, çeyrek final, yarı final, vs vs) yakalanmalı...
Durum budur... İtirazın temeli de budur... Galatasaray Spor Kulübü ile Sportif AŞ abi-kardeştir, evet... Ama abinin boynuna bıcak dayalı iken kardeşin bu kadar müsrif davranmaya da hakkı yoktur... Ağustos'tan bu yana hisse satışından sağlanan paranın günlük kasa ihtiyaçlarına çar çur edilmiş olması en büyük dayanaktır.