Yazarlar / Mansur Forutan
mansur.forutan@aksam.com.tr
Felaket çanlarını duyar gibiyim!
İzlediğim ilk Avrupa Kupa’sı maçı, 1976 Federal Almanya-Çekoslovakya finaliydi. Geçen zamanla birlikte futbol çok değişti tabii ki. O zamanlar orta ölçekli bir KOBİ hacmindeyken, şimdi global bir endüstri halini almış durumda.
Eskisi kadar meşgul olmayışımın nedeni bu yapısal değişimden çok ilgi alanlarımın değişmiş olması. Ama gene de geçtiğimiz pazar gecesi oynanan finali 32 yıl önceki çocuksu heyecanla izledim.
İzlerken de hafif bir korkuya kapıldım.
Savaş korkusu! 4’üncü dünya savaşı! Neden mi? Anlatmaya çalışayım...
Futbolun İngiliz kömür madencilerini sokaklardan uzak tutmak için icat edildiği söylenir. Bu teori kulağa oldukça makul geliyor ama tek başına yeterli değil.
Daha hacimli, daha büyük coğrafyaları da içine katacak bir nedene ihtiyaç var. Üzerine epey bir kafa patlattım ve bir teori geliştirdim:
Futbol Almanların, Polonya’yı, Hollanda’yı, Fransa’yı, velhasıl Avrupa’yı istila etmemesi için geliştirilmiş bir oyundur.
Tarihi, yani son 60 yılı falan inceleyecek olursanız, haklılığımı görürsünüz. Avrupa barış ve refah içerisinde medeniyetini yeniden biçimlendirirken, Almanlar da neredeyse her turnuvada rakiplerini keseleyip durdular.
Kimi zaman kaybettiler ama bu güçlerinin azaldığı anlamına hiç gelmedi; bu son turnuva hariç!
Euro-2008 bi’ şeylerin değişmeye başladığı şampiyona olarak tarihe geçebilir. Aslında sonun başlangıcı Euro-2004’de Yunanistan’ın şampiyon olmasıyla başlamıştı! Yunanistan’ın şampiyon olması kimin umurunda ve o zaman Azerbaycan da şampiyon olsun...
Ama 2008 gerçekten çok garip bir turnuva oldu:
İngilizler yok!
Türkler yarı finalde!
Türkler geriden gelip maçı kazanmayı başardı, hem de güle oynaya ve defalarca!
İspanyollar şampiyon oldu. Ulusal düzeyde İspanyollar kazanamaz; bunu herkes bilir. Sadece katılırlar, sonra elenirler. En son kazandıklarında sanırım İspanya Emevilerin egemenliğindeydi!
Avusturya diye bi’ takım var ve bu bana çok manasız geliyor. Avusturya diye bir ülkenin neden var olduğunu insanlık yanıtlayamazken bi’ de futbol takımlarını çekmek çok rasyonel gelmiyor bana doğrusu. (bkz. Bangladeş buz hokeyi takımı)
Gelelim Almanlara...
İzlediğim kadarıyla Almanlar futboldan sıkılmış gibi gözüküyorlar. Ve bu çok tehlikeli...
Polonyalı forvetleri olan bir Alman takımı tabii ki sıkıcıdır. Bi’ sonraki hamle ne olacak, kaleye Tuna Kiremitçi mi geçecek?
Ayrıca tüm kadroları istisnasız sağ ya da sol bek, ya da stoper gibi. Üstelik hepsi silik ve yetersiz... Her dönemde hastası olduğumuz ve duvarlara posterlerini asabileceğimiz en az üç Alman futbolcu olurdu, şimdiki takım çok tırt!
Evet, Almanlar bu işten sıkılmış gibi gözüküyor ve bu korkarım savaş anlamına geliyor.
Diğer büyük değişimleri de eklediğinizde Avrupa’yı karanlık bir dönemin beklediği kesin.
Demem o ki bırakalım global ısınma velvelesini ve yeşile bürünmeyi de Almanların sıkılmayacağı yeni bir oyun bulalım.[/b]