+ Konuyu Cevapla
Sayfa 1 - Toplam 21 1 2 3 11 ... SonSon
Görüntülenen Mesaj 1 den 25 - Toplam 515

Konu: Basbakan - Davos

  1. #1
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    Sep 2001
    Mesaj
    11,954
    obur topikte millet cosmus yine.. oncelikle oradaki gibi bir basligin altina yazmak istemedigim icin daha duzgun bir baslikla buraya yazmak istedim. topikler birlestirilecekse, lutfen baslik duzeltilsin.

    oncelikle oturumun tamamini veya tayyip ve peres kisimini bir seyredin derim..

    http://www.youtube.com/watch?v=cR4zRbPy2kY

    oncelikle, tayyibin hamas'i savundugu falan yok. turkiye de hala dtp diye bir parti varsa, o kadar provokasyonlarina ragmen bunlara tahmmul ediyorsak, israil de hamas in secimlerdeki galibiyetine saygi gostermeliydi diyor. madem demokrasi, ivir zivir diyorsunuz, o zaman tutarli olun. eger baris istiyorsaniz, esir tuttugunuz hamas milletvekili, vs. leri birakin, oturup konusalim diyor. yani yillardir soylediginin aynisini. buraya kadar bir sey yok.

    arkasindan da peres yillardir soylediginin aynisini soyluyor. biz baris istiyoruz, ama elemanlar devamli tahrik ediyorlar falan. yalniz bunu yaparken, ust tondan bagirarak, tayyibe karsi konusuyor.

    simdi tayyibi sevmeyebilirsiniz. ama panel adabi denen birsey vardir. bu moderator bir kere panel moderatorlugunden hic anlamiyor. belki panel seyretmis veya duzenlemis olanlariniz vardir. panellerde, kimin ne kadar konusacagi ve hangi sirayla konusacagi onceden konusmacilara verilir, ve zamanla ilgili asimlarda moderator devreye girer. boyle bir controversial panelde mutlaka 2 tur karsilikli cevap hakki icin olmaliydi. bu da herkese 10 ar dakika 1. tur konusmasi, sonrasinda 5 er dakika 2. tur konusmasi demektir. ve tahminim cok buyuk ihtimalle boyle ayarlanmistir oncesinde. buna ek olarak, o panelde herhangibirine cevap hakki dogmussa, mutlaka ve mutlaka ne olursa olsun, o kisiye cevap hakki verilir. zaman asimi falan hikaye olur.

    buna ragmen moderator zaman asimlarinda en bastan sessiz kaldi ve peres i digerlerinden 10 dakika fazla konusturdu. bunun yaninda peres sesini tayyibe dogru yukseltirken -ki buradaki en buyuk diplomatik skandal budur- moderator un araya girip uyarmasi gerekti.

    simdi, bu pozisyonda, sizin onerdiginiz gibi tayyibin medeni davranip, peres den sonra soz istemesi, moderator izin vermediginde de susmasi tabii diplomatik olarak bir cozumdur. ama bunu yaptiginizda, bir cocuk gibi azarlanmayi, mahallenin buyuk kabadayisinin kucuk kabadayisina racon kesmesini sineye cekmis olursunuz, ve bundan oncelerde de oldugu gibi sineye cekip, sabirla yediginiz azarla kalirsiniz.

    tayyibin oradaki tavri cok yerindeydi. oyle basa, boyle tarak dedi. ciddi bir moderator rezaleti yasandi. diplomatik skandal varsa, bunun buyugu peres e aitti. tahmin ediyorum, bu hareketi tayyip degil de eskilerden ismail cem yapmis olsaydi, buradaki bircok kisinin de takdirini alacakti.

    bu hareketin ne getirisi oldu peki. bana gore birisi kral ciplak demis oldu. bazi "yanli" bati medyasi haric bir cogu olayin ozune dikkat cekerek, gaza olayinda tayyibin konustuklarini dile getirdiler. simdiye kadar kimse bu adamlara yahu siz cocuk olduruyorsunuz diyemedi, ve dunyanin gozu onunde, bir sehrin kafasina bombalar yagdirmalarina ragmen.. simdi bu kral ciplak lafindan sonra, kamuoylarindan gelen baskiyla, baska liderlerde homurdanmak zorunda kalacaklar bu konuyla ilgili.

    denilenler dogru, ikinci soz hakkinda daha oturakli konusabilirdi. ama anladigim kadariyla olay planlanmis olmadigi icin, orada spontane bir konusma yapti. ben olsam, peres'e cevap kisminda, gundeme osmanli'nin 500 yil once zulum goren yahudileri ispanya nin elinden kurtarmasini ( http://www.science.co.il/hi/Turkish/ ) ornek vererek, zamaninda atalarimizin zulum goren yahudilerin yaninda aldigi tavri simdi gazzeliler icin gosteriyoruz derdim. 500 yil onceki bu buyuk olayi gundeme getirerek, turklerin yahudi tarihinde ne kadar onemli bir yeri oldugunu vurgulayarak, simdiki olaydaki yerini cok daha iyi bir konuma cekerdim.

    kisaca, planlanmis bir cikis degildi, ama hareket oldukca iyiydi diye dusunuyorum. kimse bir ulkenin basbakanina boyle terbiyesizlik yapamaz, bu terbiyesizligi sineye ceken bir basbakan da ulkesine donmesin bir zahmet. diplomatik skandal varsa, bu oncelikle peres'in bir ulke basbakanini azarlar gibi konusmasi, otekisi de panel yonet(e)meyen moderator. tayyibin yaptigi, bunlarinkinin yaninda cok onemsiz kalir.. kaldi ki butun dunya peres in cosmasini, ve moderator u ayiplarken, bir burada bizimoglan tayyibe sardirmis durumdayiz.
    arkasi gelmez dertlerimin...

  2. #2
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    Jun 2004
    Nerden
    Dublin
    Mesaj
    10,754
    <div class='quotetop'>QUOTE (okkesus @ Jan 31 2009, 07:34 ) <{POST_SNAPBACK}></div>
    obur topikte millet cosmus yine.. oncelikle oradaki gibi bir basligin altina yazmak istemedigim icin daha duzgun bir baslikla buraya yazmak istedim. topikler birlestirilecekse, lutfen baslik duzeltilsin.

    oncelikle oturumun tamamini veya tayyip ve peres kisimini bir seyredin derim..

    http://www.youtube.com/watch?v=cR4zRbPy2kY

    oncelikle, tayyibin hamas'i savundugu falan yok. turkiye de hala dtp diye bir parti varsa, o kadar provokasyonlarina ragmen bunlara tahmmul ediyorsak, israil de hamas in secimlerdeki galibiyetine saygi gostermeliydi diyor. madem demokrasi, ivir zivir diyorsunuz, o zaman tutarli olun. eger baris istiyorsaniz, esir tuttugunuz hamas milletvekili, vs. leri birakin, oturup konusalim diyor. yani yillardir soylediginin aynisini. buraya kadar bir sey yok.

    arkasindan da peres yillardir soylediginin aynisini soyluyor. biz baris istiyoruz, ama elemanlar devamli tahrik ediyorlar falan. yalniz bunu yaparken, ust tondan bagirarak, tayyibe karsi konusuyor.

    simdi tayyibi sevmeyebilirsiniz. ama panel adabi denen birsey vardir. bu moderator bir kere panel moderatorlugunden hic anlamiyor. belki panel seyretmis veya duzenlemis olanlariniz vardir. panellerde, kimin ne kadar konusacagi ve hangi sirayla konusacagi onceden konusmacilara verilir, ve zamanla ilgili asimlarda moderator devreye girer. boyle bir controversial panelde mutlaka 2 tur karsilikli cevap hakki icin olmaliydi. bu da herkese 10 ar dakika 1. tur konusmasi, sonrasinda 5 er dakika 2. tur konusmasi demektir. ve tahminim cok buyuk ihtimalle boyle ayarlanmistir oncesinde. buna ek olarak, o panelde herhangibirine cevap hakki dogmussa, mutlaka ve mutlaka ne olursa olsun, o kisiye cevap hakki verilir. zaman asimi falan hikaye olur.

    buna ragmen moderator zaman asimlarinda en bastan sessiz kaldi ve peres i digerlerinden 10 dakika fazla konusturdu. bunun yaninda peres sesini tayyibe dogru yukseltirken -ki buradaki en buyuk diplomatik skandal budur- moderator un araya girip uyarmasi gerekti.

    simdi, bu pozisyonda, sizin onerdiginiz gibi tayyibin medeni davranip, peres den sonra soz istemesi, moderator izin vermediginde de susmasi tabii diplomatik olarak bir cozumdur. ama bunu yaptiginizda, bir cocuk gibi azarlanmayi, mahallenin buyuk kabadayisinin kucuk kabadayisina racon kesmesini sineye cekmis olursunuz, ve bundan oncelerde de oldugu gibi sineye cekip, sabirla yediginiz azarla kalirsiniz.

    tayyibin oradaki tavri cok yerindeydi. oyle basa, boyle tarak dedi. ciddi bir moderator rezaleti yasandi. diplomatik skandal varsa, bunun buyugu peres e aitti. tahmin ediyorum, bu hareketi tayyip degil de eskilerden ismail cem yapmis olsaydi, buradaki bircok kisinin de takdirini alacakti.

    bu hareketin ne getirisi oldu peki. bana gore birisi kral ciplak demis oldu. bazi "yanli" bati medyasi haric bir cogu olayin ozune dikkat cekerek, gaza olayinda tayyibin konustuklarini dile getirdiler. simdiye kadar kimse bu adamlara yahu siz cocuk olduruyorsunuz diyemedi, ve dunyanin gozu onunde, bir sehrin kafasina bombalar yagdirmalarina ragmen.. simdi bu kral ciplak lafindan sonra, kamuoylarindan gelen baskiyla, baska liderlerde homurdanmak zorunda kalacaklar bu konuyla ilgili.

    denilenler dogru, ikinci soz hakkinda daha oturakli konusabilirdi. ama anladigim kadariyla olay planlanmis olmadigi icin, orada spontane bir konusma yapti. ben olsam, peres'e cevap kisminda, gundeme osmanli'nin 500 yil once zulum goren yahudileri ispanya nin elinden kurtarmasini ( http://www.science.co.il/hi/Turkish/ ) ornek vererek, zamaninda atalarimizin zulum goren yahudilerin yaninda aldigi tavri simdi gazzeliler icin gosteriyoruz derdim. 500 yil onceki bu buyuk olayi gundeme getirerek, turklerin yahudi tarihinde ne kadar onemli bir yeri oldugunu vurgulayarak, simdiki olaydaki yerini cok daha iyi bir konuma cekerdim.

    kisaca, planlanmis bir cikis degildi, ama hareket oldukca iyiydi diye dusunuyorum. kimse bir ulkenin basbakanina boyle terbiyesizlik yapamaz, bu terbiyesizligi sineye ceken bir basbakan da ulkesine donmesin bir zahmet. diplomatik skandal varsa, bu oncelikle peres'in bir ulke basbakanini azarlar gibi konusmasi, otekisi de panel yonet(e)meyen moderator. tayyibin yaptigi, bunlarinkinin yaninda cok onemsiz kalir.. kaldi ki butun dunya peres in cosmasini, ve moderator u ayiplarken, bir burada bizimoglan tayyibe sardirmis durumdayiz. [/b]
    oteki baslikta yazdiklarina aynen katiliyorum. bu yazida bir problem var:

    hamas ile dtp karsilastirmasi yanlis. hamas, silahli, ayrilikci mucadele yurutuyor. isgal altindaki topraklarin bir kismina de facto olarak hakim ve bu ortamda yapilan secimlere sanki siyasi bir olusummus gibi girip kazandi. ezilen halka (muhtemelen iran'in parasal destegiyle) sahip ciktigi icin de yine bu halkin destegini aldi, daha az ezilenler ise fko'ye oy verdi. israil'le savas halinde ve bunu da gururla soyluyor. zaten bu savasi surdurmese o kadar oy da alamazdi.

    simdi bu tabloya bakinca bunun dtp ile ne yakindan ne uzaktan benzerligini kuramiyorum.
    - basbakan bu zirvalamasiyla guneydogu anadolu turkiye'nin isgali altinda mi demeye getiriyor?
    - dtp'ye tahammul etmek ne demek? demokratik sistemin kurallari neyi ongoruyorsa o yapiliyor. kendi partisi kapatilmanin esiginden dondugu zaman turkiye akp'ye -butun provokasyonlara ragmen- tahammul etmis mi oldu yani? bunu soyluyorsa ciddi bir problem var zaten.
    - dtp'nin herhangi bir silahli eylemi var mi? ya da esir aldigi turk askeri?
    basbakan aklinca dtp'yi o kategoriye koyarak guneydoguda yasayacagi oy kaybini biraz hafifletmeye calisiyor. ters teperse kotu olacak...
    -)--------

  3. #3
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    Aug 2003
    Mesaj
    11,890
    Peres'i izlemedim. Tayyip'in çıkışı ve moderatörün müdahelesini gördüm.

    1) Tayyip Erdoğan böyle bir platformda yapılmayacak basit bir uslupla konuşuyor. Tartışma programlarında konudan sapıp getirdiği bir iki belge ile ortamı domine etmek ister gibi konuşuyor. (Fight Club'ı izleyenler bilir, ölecek bir hasta duygularını açıklarken bir anda son kez seks istediğine dair talebe geçiyor indiriliyor kürsüden ) Moderatörün müdahele sebebi bu. Süre ile ilgili değil.Daha ziyade toplantının belirli standartlarda yürümesi görevini icra etmiş. 10 dk süre var diye at koşturulma hakkı olmuyor.

    2) Peres'in ne demesi bekleniyordu ki? Genelde en büyük eleştiri "Peres olayı çarpıtıyor" şeklinde. Yahu adam ne diyecek? "Biz zulmediyoruz, ne pis herifleriz, yarın işgal ettiğimiz yerlerden çıkıyoruz" falan mı diyecek? Adam kendi doğrusuna o derece inanıyor ki böyle tuhaf operasyonlar yapabiliyor tabi. BM'i iplemeyip bunu yapan adam çıkıp ne diyecek ki?

    3) Bugüne kadar ABD ve İsrail'in kucağına oturup meme emdikten sonra ukalalık yapsan neye yarayacak ki? İshak Alaton'dan icazet alacaksın. Sonra İsrail, Filistin gak guk diyeceksin. Diplomatik olarak kulağını çekip indirirler aşağıya.

    4) 500 yıl öncesini İsrail'e değil Türk vatandaşlarına hatırlatmak gerekiyor. Keza Yahudi lobisi ile iyi ilişkilerin temellerinde bu vardır zaten. Ermeni konusunda bu meyveye yaslanıyoruz zaten.

    5) Gerçekleri herkes biliyor zaten? Bir zahmet Tayyip Erdoğan çatır çatır Türk askeri indirilirken "Başkan'la (Bush) görüşeceğiz" yalamasını yaparken "Irak'ta kitle imha silahları var diye ikna edip içeri girdiniz, nerede bu silahlar" diyebilse? Bu silahların olmadığını cümle alem biliyordu. Bunu demeye gerek yok mesela.

    Çuval olayına havaya ıslık çalanların bu gösterisi Qelo'nun danışıklı dövüşünü akla getiriyor. İnsanlık sadece Filistin denince aklına gelen tahıl zihinliler için iyi bir promosyon olmuştur. Olay budur.
    if you are reading this then warning is for you. every word you read of this useless fine print is another second off your life. don&#39;t you have other things to do? is your life so empty that you honestly can&#39;t think of a better way to spend these moments? or are you so impressed with authority that you give respect and credence to all who claim it? do you read everything you&#39;re supposed to read? do you think everything you&#39;re supposed to think? buy what you&#39;re told you should want? get out of your apartment. meet a member of the opposite sex. stop the exessive shopping and masturbation. quit your job. start a fight. prove you&#39;re alive. if you dont claim your humanity you wil become a statistic. you have been warned

  4. #4
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    Jul 2001
    Nerden
    ist
    Mesaj
    10,402
    TFM herşeyi izleyip yorum yapsaydın,

    Dün zehir zemberek yazı yazan Oktay Ekşi de izlemeden yazdığı yazıdan sonra "son fikrim değişmedi amalarım oldu" manasına gelen cümleler kuruyordu...
    Geçip gidiyor...

  5. #5
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    Jun 2002
    Nerden
    Istanbul
    Mesaj
    18,017
    Ben baştan sona hepsini izledim.

    Konuyu İsrail-Filistin tartışmasına çevirme niyetim yok. Ama TFM'nin söylediği gibi Peres başka ne deiyecekti ki? Emine Erdoğan "yalan söylüyor, hepsi yalan" diyor göz yaşları içinde, Peres de "Mübarek bile anlıyor, siz farkında değilsiniz" diyor. Ne farkı var ikisinin birbirinden? Bence hiç farkı yok.

    İki ayrı taraftan bakıyorlar ve hangisinin haklı olduğu tamamen ayrı bir tartışma konusu.

    Her iki taraf da diplomasinin dışına çıktılar. Bizim başbakan biraz daha abarttı. Burada moderatör suçluymuş kısmı işin normal sonucu. Böyle bir rezaletin sonunda bir tarafta başbakan, bir tarafta cumhurbaşkanı "ben suçluydum" diyecek halleri yok ya. Tabii ki okkanın altına moderatör gidecek.

    "Yumuşak başlıyım, uysal koyun değilim" lafına ise TFM güzel bir açıklama getirmiş ve çok da isabetli bir hatırlatma yapmış zaten. Neyin ne olduğunu hepimiz gayet iyi biliyoruz aslında. Biliyoruz da işte bazen işimize başka türlüsü geliyor.
    Yeter ki gönüller şen olsun

  6. #6
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    Jul 2001
    Nerden
    ist
    Mesaj
    10,402
    Peres'in yalan soyledıgı kesin ama soyledıgınden cok nasıl bir eda ile ve hangi tonda söylediği önemli?

    Buna da "bu tavırda ve bu tonda" beklıyorduk demezsiniz herhalde, Her iki taraf evet ama ONCE diplomatik nezaketsizlik Peres den baslıyor, konuyla ilgili ilk postumda da söyledim, kendisi parmagını sallayarak, o tonda ve o cumlelerle konusulmasına ses cıkarmasaydı esas o zaman elestırılırdı adam... Ben de daha bilgice 2-3 kelam etmesini istediğimi yazdım zaten...
    Geçip gidiyor...

  7. #7
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    Jun 2002
    Nerden
    Istanbul
    Mesaj
    18,017
    Peres'in yalan söylediği ayrı bir tartışma konusu diye tekrarlayayım. Doğru söylüyor demiyorum ama yalan söylediği tartışılır. Benim uzun yıllardır iş yaptığım çok sayıda İsrailli var. Hepsi Peres ile aynı şeyleri söylüyor ve hatta aralarında bazıları Erdoğan'ın uzun zamandır yalan söylediğini, hatta iki yüzlülük ve fırsatçılık yaptığını düşünüyor. Dedim ya bu apayrı bir tartışma konusu.

    Peres'in konuşmasını o tonda beklemiyordum elbette. Ama Erdoğan'ın ilk konuşması, ki o da çok diplomatik sayılmazdı ya hadi neyse, sorasında Peres'in ne söyleyeceğini tahmin edebiliyordum. Üç aşağı beş yukarı tahmin ettiklerimi, oldukça abartılı bir şekilde söyledi. Sonrasında Erdoğan'ın cevap vermek isteyeceğini de tahmin etmek zor değildi. Ama ne konuşma tarzını ne de söylediklerini tahmin edebildiğimi söyleyemem. Adam, diğerlerini bir kenera koy, diplomatik ve ticari ilişkilerimiz olan bir ülkenin cumhurbaşkanına, bu ülkenin başbakanı olarak "siz adam öldürmeyi iyi bilirsiniz" dedi. Bütün dünyanın önünde adamın yüzüne "katil" dedi kısacası. Bırak konumlarını, bütün dünyanın önünde olmasını, diplomasiyi falan bir kenara, bunu iki insan sokakta konuşurken biri diğerine söylese normal değildir.

    Şimdi, eğer Qelebex'in dediği gibi bir danışıklı durum yok ise, bu yaptıkları bize, yani halkına çeşitli şekillerde dönecek.

    Bu arada hükümetimiz yine İsrail'den askeri malzeme alımlarına devam edecek, ikili ilişkiler sürecek vs vs. Nerede kaldı "başbakanımıza böyle davranılınca cevapsız mı bıraksaydı?" söylemleri geride kalacak tabii ki...
    Yeter ki gönüller şen olsun

  8. #8
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    Mar 2003
    Mesaj
    16,809
    yeni seyrettim. erdogan'in ilk bastaki konusmasi diplomatik acidan hatali. sadece israil'e yukleniyor. normal bir ucuncu kisi olarak bile bunu yapmasi yanlis, arabulucu olarak bunu yapiyor. disisleri'nin falan iplenmedigi cok belli tabii. devlet politikasinin devamliligi falan hikaye.

    sonrasi karsilikli saygisizlik. simon peres sesini yukseltmis, oburu de soylenmeyecek laflar soylemis. gozleri kararinca herhalde ulke icinde deniz baykal ile konustugunu sandi.

    bir de simon peres'in israil icindeki konumunu unutmak gibi cok vahim bir hata var. uzun yilllardir sahinlerin karsisinda durmaya calisan bir adam bu. sahinlerin yapmaya calistigi sey halki korkutarak iktidara gelmek. eger tayyip erdogan baris istiyorsa bunu elde etmenin yolu netanyahu degil, simon peres.

  9. #9
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    Sep 2001
    Mesaj
    11,954
    <div class='quotetop'>QUOTE (epeci @ Jan 31 2009, 14:42 ) <{POST_SNAPBACK}></div>
    oteki baslikta yazdiklarina aynen katiliyorum. bu yazida bir problem var:

    hamas ile dtp karsilastirmasi yanlis. hamas, silahli, ayrilikci mucadele yurutuyor. isgal altindaki topraklarin bir kismina de facto olarak hakim ve bu ortamda yapilan secimlere sanki siyasi bir olusummus gibi girip kazandi. ezilen halka (muhtemelen iran'in parasal destegiyle) sahip ciktigi icin de yine bu halkin destegini aldi, daha az ezilenler ise fko'ye oy verdi. israil'le savas halinde ve bunu da gururla soyluyor. zaten bu savasi surdurmese o kadar oy da alamazdi.

    simdi bu tabloya bakinca bunun dtp ile ne yakindan ne uzaktan benzerligini kuramiyorum.
    - basbakan bu zirvalamasiyla guneydogu anadolu turkiye'nin isgali altinda mi demeye getiriyor?
    - dtp'ye tahammul etmek ne demek? demokratik sistemin kurallari neyi ongoruyorsa o yapiliyor. kendi partisi kapatilmanin esiginden dondugu zaman turkiye akp'ye -butun provokasyonlara ragmen- tahammul etmis mi oldu yani? bunu soyluyorsa ciddi bir problem var zaten.
    - dtp'nin herhangi bir silahli eylemi var mi? ya da esir aldigi turk askeri?
    basbakan aklinca dtp'yi o kategoriye koyarak guneydoguda yasayacagi oy kaybini biraz hafifletmeye calisiyor. ters teperse kotu olacak...[/b]
    dtp nin, pkk nin siyasal kolu oldugunun delillerini istiyorsan, almayayim, bu hamur cok su goturur
    arkasi gelmez dertlerimin...

  10. #10
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    Sep 2001
    Mesaj
    11,954
    ben bu olaylari gordugumde, ilk dusundugum sey danisikli dovus olmustu. Turkiye arabulucuk rolu icin elini guclendiriyor diye dusundum. dogru da olmayabilir. cunku bu cikis, akp ye cok yariyor ic politika icin, ve arabulucukda onemli bir rol almasi da dis siyaset de eline onemli bir koz verecek. bunun yaninda, israil icin de arabulucuk icin israil'e gobeginden bagli turkiye'den daha iyi bir aday olamaz. silahlarimizin buyuk cogunlugunu israil'den aliyoruz, tarim urunlerimizin bile cok hatiri sayilir kismi israil'den geliyor. neyse.. bu danisikli dovus teorisi cok mantikli gelmisti, ama dogru da olmayabilir tabii..

    asil sorun, bu olaylari seyrettikten sonra dusundum. ulan biz bu adamlara harbiden diklensek, etimiz ve budumuz kac gram gelir diye bir hesap yaptim. teknoloji epsilon kadar. bilim desen ondan da beter. askeri guc desen iman dolu kalbimiz disinda herseyi bize bunlar veriyor zaten. askeri teknolojimiz yok. ekonomi desen, bir suru rakam var, ama kim sallar. bizim bu dunya da jeopolitik onemimiz disinda pek bir varligimiz yok gercekten. eti budu belli, kucuk bir ulkeyiz. cok uzucu bir durum gercekten. biraz kendi kendimize gelin guvey olmayi seven, turkun pipisini tum dunyaya gostermekten haz alan saf bir ulkeyiz alti ustu
    arkasi gelmez dertlerimin...

  11. #11
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    Mar 2003
    Mesaj
    16,809
    <div class='quotetop'>QUOTE </div>
    Newsweek’e röportaj veren Başbakan Erdoğan, “İsrail’le ilişkiniz bitti mi?” sorusuna “Ciddi bir ilişkimiz var ancak mevcut İsrail hükümeti kendisine bakmalı. Bu konuyu, İsrail’de yaklaşan seçimler için istismar etmemeli” sözleriyle yanıt verdi.[/b]

  12. #12
    Senior Member Breyf Üyenin Avatarı
    Üyelik Tarihi
    Feb 2002
    Mesaj
    14,152
    <div class='quotetop'>QUOTE (okkesus @ Jan 31 2009, 07:34 ) <{POST_SNAPBACK}></div>
    obur topikte millet cosmus yine.. oncelikle oradaki gibi bir basligin altina yazmak istemedigim icin daha duzgun bir baslikla buraya yazmak istedim. topikler birlestirilecekse, lutfen baslik duzeltilsin.

    oncelikle oturumun tamamini veya tayyip ve peres kisimini bir seyredin derim..

    http://www.youtube.com/watch?v=cR4zRbPy2kY

    oncelikle, tayyibin hamas'i savundugu falan yok. turkiye de hala dtp diye bir parti varsa, o kadar provokasyonlarina ragmen bunlara tahmmul ediyorsak, israil de hamas in secimlerdeki galibiyetine saygi gostermeliydi diyor. madem demokrasi, ivir zivir diyorsunuz, o zaman tutarli olun. eger baris istiyorsaniz, esir tuttugunuz hamas milletvekili, vs. leri birakin, oturup konusalim diyor. yani yillardir soylediginin aynisini. buraya kadar bir sey yok.

    arkasindan da peres yillardir soylediginin aynisini soyluyor. biz baris istiyoruz, ama elemanlar devamli tahrik ediyorlar falan. yalniz bunu yaparken, ust tondan bagirarak, tayyibe karsi konusuyor.

    simdi tayyibi sevmeyebilirsiniz. ama panel adabi denen birsey vardir. bu moderator bir kere panel moderatorlugunden hic anlamiyor. belki panel seyretmis veya duzenlemis olanlariniz vardir. panellerde, kimin ne kadar konusacagi ve hangi sirayla konusacagi onceden konusmacilara verilir, ve zamanla ilgili asimlarda moderator devreye girer. boyle bir controversial panelde mutlaka 2 tur karsilikli cevap hakki icin olmaliydi. bu da herkese 10 ar dakika 1. tur konusmasi, sonrasinda 5 er dakika 2. tur konusmasi demektir. ve tahminim cok buyuk ihtimalle boyle ayarlanmistir oncesinde. buna ek olarak, o panelde herhangibirine cevap hakki dogmussa, mutlaka ve mutlaka ne olursa olsun, o kisiye cevap hakki verilir. zaman asimi falan hikaye olur.

    buna ragmen moderator zaman asimlarinda en bastan sessiz kaldi ve peres i digerlerinden 10 dakika fazla konusturdu. bunun yaninda peres sesini tayyibe dogru yukseltirken -ki buradaki en buyuk diplomatik skandal budur- moderator un araya girip uyarmasi gerekti.

    simdi, bu pozisyonda, sizin onerdiginiz gibi tayyibin medeni davranip, peres den sonra soz istemesi, moderator izin vermediginde de susmasi tabii diplomatik olarak bir cozumdur. ama bunu yaptiginizda, bir cocuk gibi azarlanmayi, mahallenin buyuk kabadayisinin kucuk kabadayisina racon kesmesini sineye cekmis olursunuz, ve bundan oncelerde de oldugu gibi sineye cekip, sabirla yediginiz azarla kalirsiniz.

    tayyibin oradaki tavri cok yerindeydi. oyle basa, boyle tarak dedi. ciddi bir moderator rezaleti yasandi. diplomatik skandal varsa, bunun buyugu peres e aitti. tahmin ediyorum, bu hareketi tayyip degil de eskilerden ismail cem yapmis olsaydi, buradaki bircok kisinin de takdirini alacakti.

    bu hareketin ne getirisi oldu peki. bana gore birisi kral ciplak demis oldu. bazi "yanli" bati medyasi haric bir cogu olayin ozune dikkat cekerek, gaza olayinda tayyibin konustuklarini dile getirdiler. simdiye kadar kimse bu adamlara yahu siz cocuk olduruyorsunuz diyemedi, ve dunyanin gozu onunde, bir sehrin kafasina bombalar yagdirmalarina ragmen.. simdi bu kral ciplak lafindan sonra, kamuoylarindan gelen baskiyla, baska liderlerde homurdanmak zorunda kalacaklar bu konuyla ilgili.

    denilenler dogru, ikinci soz hakkinda daha oturakli konusabilirdi. ama anladigim kadariyla olay planlanmis olmadigi icin, orada spontane bir konusma yapti. ben olsam, peres'e cevap kisminda, gundeme osmanli'nin 500 yil once zulum goren yahudileri ispanya nin elinden kurtarmasini ( http://www.science.co.il/hi/Turkish/ ) ornek vererek, zamaninda atalarimizin zulum goren yahudilerin yaninda aldigi tavri simdi gazzeliler icin gosteriyoruz derdim. 500 yil onceki bu buyuk olayi gundeme getirerek, turklerin yahudi tarihinde ne kadar onemli bir yeri oldugunu vurgulayarak, simdiki olaydaki yerini cok daha iyi bir konuma cekerdim.

    kisaca, planlanmis bir cikis degildi, ama hareket oldukca iyiydi diye dusunuyorum. kimse bir ulkenin basbakanina boyle terbiyesizlik yapamaz, bu terbiyesizligi sineye ceken bir basbakan da ulkesine donmesin bir zahmet. diplomatik skandal varsa, bu oncelikle peres'in bir ulke basbakanini azarlar gibi konusmasi, otekisi de panel yonet(e)meyen moderator. tayyibin yaptigi, bunlarinkinin yaninda cok onemsiz kalir.. kaldi ki butun dunya peres in cosmasini, ve moderator u ayiplarken, bir burada bizimoglan tayyibe sardirmis durumdayiz. [/b]
    Okkescim,

    Panel adabi denen birsey vardir diyorsun sonra Erdogan'in yaptigini dogru buluyorsun. Imam osurunca cemaat illa sicmak zorunda mi? Yahu ulke yoneten koskoca adamlar bunlar, sigortalar bu kadar kolay mi atmali? Hadi sigortalar atti, sinirlenmeden, duzgun sekilde mort etsene adami, hem de hakli durumdasin yani. Adama iki dakika once sesin cok cikiyor, sucluluk duygusundandir bu diyor, aynisini kendi yapiyor, bir de kusup, cekip gidiyor.

  13. #13
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    Sep 2001
    Mesaj
    11,954
    <div class='quotetop'>QUOTE (Breyf @ Feb 1 2009, 02:57 ) <{POST_SNAPBACK}></div>
    Okkescim,

    Panel adabi denen birsey vardir diyorsun sonra Erdogan'in yaptigini dogru buluyorsun. Imam osurunca cemaat illa sicmak zorunda mi? Yahu ulke yoneten koskoca adamlar bunlar, sigortalar bu kadar kolay mi atmali? Hadi sigortalar atti, sinirlenmeden, duzgun sekilde mort etsene adami, hem de hakli durumdasin yani. Adama iki dakika once sesin cok cikiyor, sucluluk duygusundandir bu diyor, aynisini kendi yapiyor, bir de kusup, cekip gidiyor.[/b]
    breyf cim, ben de bu dediklerinden dolayi tepkisi hakli ve yerinde diyorum zaten. adam seni azarlar gibi konusursa butun dunyanin gozu onunde, sen de orada efendi olacam diye kasarsan, kalibina tukururler, korktu konusamadi derler. ben eminim, tayyip orada efendilik yapsaydi, simdi kizip bagiranlar, "sunepe herif israil karsisinda ulkemizi rezil etti, cikip kendisine bagirarak konusan adama iki cift laf edemedi" diyeceklerdi. israil cumhurbaskani peres bile telefon acip davranisindan dolayi ozur dilemis, biz hala neyin muhabbetini yapiyoruz.

    yukarida dedigim gibi bunlarin hepsi senaryo da olabilir. peres fircasini atti, tayyip raconu kesti, butun tribunler cok mutlu. olaydan kim, ne kadar kazancli? herkes.. :kirp:
    arkasi gelmez dertlerimin...

  14. #14
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    Sep 2001
    Mesaj
    11,954
    fenerlilerin hosuna gidecek bir yazi

    <div class='quotetop'>QUOTE </div>
    http://www.aksam.com.tr/2009/02/01/haber/g..._tutmustuk.html

    Davos ilk değil sandelye için bile kafa tutmuştuk

    Başbakan Erdoğan'ın Davos'taki çıkışı ve ardından toplantıyı terk etmesi hepimizin milli gururunu okşadı. Peki, diplomasi tarihimizde buna benzer çıkışlar var mı? Şehzade Yusuf İzzettin, 1910'da VII. Edward'ın cenaze töreninde, hangi devlet başkanının arkasından yürümek istemedi? İsmet Paşa Lozan'da oturacağı koltuğun diğerlerinden küçük olduğunu görünce ne yaptı? II. Dünya Savaşı'nın ilk yıllarında Ruslar, Dışişleri Bakanımız Şükrü Saracoğlu'yla nasıl boğuştu? Büyükelçi Orhan Eralp, BM toplantısında Kıbrıs Rum Kesimi'ne nasıl seslendi?

    SARACOÐLU'NUN MOLOTOV VE STALIN'LE İMTİHANI

    1 Eylül günü Alman ordularının Polonya'ya girmesiyle II. Dünya Savaşı fiilen başladı. 3 Eylül'de İngiltere ve Fransa, Almanya'ya savaş ilan etti. Büyük savaş tüm Avrupa'yı sarmaya başlamıştı. Sovyet Rusya, Almanlar ile bir saldırmazlık paktı imzalamıştı. Tam olarak hangi tarafta olduğu belli değildi ama en azından Almanların şimdilik karşısında olmayacağı belliydi. Peki Türkiye bu durumda Sovyetler'le ne yapacaktı? Müzakere hazırlıklarına başlandı. Zaten 9 Temmuz'da Moskova'ya bildirilen projede Karadeniz ve Boğazlar bölgesinde savaşı doğurabilecek bir saldırı karşısında Türkiye ve Sovyetler Birliği'nin fiilen işbirliği yapacağını öngörüyorlardı. Ayrıca imzalanacak bir Türk-Sovyet antlaşmasına İngiliz-Fransız çekincesi konacaktı.

    Bütün bu gelişmeler üzerine 15 Eylül'de Dışişleri Bakanı Şükrü Saracoğlu, Moskova'ya davet edildi. İki gün süren gemi yolculuğunun ardından Sovyet Rusya'nın liman kenti Odessa'ya gece yarısı vardılar. Limanda birkaç alt düzey memur tarafından karşılandılar. Bu durum can sıkıcıydı ama asıl karşılamanın Moskova'da yapılacağı söylenerek durum Sovyet yetkililerce telafi edilmeye çalışıldı.

    Spiridonova adındaki konukevinde ağırlandılar. Yabancı misafirlerin ağırlandığı bu bina eski yapı olmasına karşın zamanında birçok ünlü misafiri konuk etmişti. Üç günü aşan yol tüm heyeti fazlasıyla yormuştu. Odalarına çekildiler.

    Saracoğlu da üstünü değiştirip yatağa uzandı ama bırakın uyumayı, düzgün bir şekilde yatmak bile mümkün değildi. Kamburu çıkmış yatağın içinde toplanan pamuklar eni konu tepecikler oluşturmuştu. Saracoğlu burada uyunmaz diyerek odadan çıkıp Feridun Cemal'in odasının kapısını çaldı.
    Bir yandan da söyleniyordu:

    - İlk andan itibaren bizi bıktırmaya bezdirmeye çalışıyorlar. Benim yatağın halini bir görsen.

    - Efendim benimki de iyi değil. Ama isterseniz siz bu odaya buyurun.

    - Hayır ben şuradaki koltukta kıvrılıp uyumaya çalışacağım. Eğer uyuyamazsam bakarız bir çaresine.

    Ruslar psikolojik savaşı başlatmışlardı.

    ***

    Ertesi gün ikili görüşmelere geçildi.

    Sovyet Hariciye Komiseri Molotov toplantı sırasında aniden Saracoğlu'nun önüne bir kağıt uzattı. Saracoğlu kağıdı eline almadan 'Nedir bu' diye sordu. Molotov, Montreux Anlaşması'ndaki bazı maddelerin tadiline ilişkin bir düzenleme olduğunu söyledi. Türkiye'nin Montreux anlaşmasıyla kazandığı hakları Ruslar'la paylaşmasını öngörüyorlardı. Saracoğlu böyle bir düzenlemeyi konuşmanın gereksiz olduğunu belirterek kağıdı eline dahi almadı:
    - Böyle bir teklifi kabul etmemiz mümkün değildir.

    Molotov, Saracoğlu'nun kararlı tutumu karşısında biraz şaşırsa da hamlesini sürdürdü:

    - Bu kararınızı Ankara'ya sormadan mı vereceksiniz?

    - Evet. Ankara'ya sormaya gerek yoktur. Yetkim bunu burada reddetmeye yeterlidir!

    Artık her şey Stalin'le yapılacak görüşmeye kalmıştı.

    ***

    Ertesi sabah Molotov'la yapılacak görüşme ani bir kararla ertelendi. Molotov Alman Hariciye Vekili Ribbentrop'u kabul edeceğini söyleyerek Saracoğlu'ndan özür diledi. Ve görüşmelerini bir gün sonraya ertelemeyi teklif etti. Alman Dışişleri Bakanı'nın bu ani ziyaretinin bir sebebi de Türkiye'nin bir gün önce Türk-Fransız-İngiliz ortak metnini paraf ettiğinin duyulmasıydı. Gerçi anlaşmaya son şekli verilmemiş ve askeri stratejik birçok konu henüz boşlukta bırakılmıştı ama yine de Türkiye, Dışişleri Bakanı'na yapılan Sovyet teklifine bu parafla karşılık vermeyi planlamıştı.

    Tam bir satranç maçı onanıyordu.

    Saracoğlu, Alman Dışişleri Bakanı'nın gelişini ve kendi programlarının ertelendiğini duyduğunda öfkeden çılgına dönmüştü:

    - Ne yaptıklarını sanıyor bunlar! Çocuk oyuncağı mı bu!

    Öfkeyle kaldıkları konukevinin salonunda bir aşağı bir yukarı turlamaya başladı.

    'Yoo anladım. Bunların niyeti bizi bıktırmak, sinirlerimizi altüst etmek. Ama öyle yağma yok. Direneceğiz! Hemen Paşa'yla konuşmamız lazım' diyerek Moskova Elçiliği'ne doğru harekete geçti. İsmet Paşa ile yapılan şifreli telsiz konuşmasında durumu olduğu gibi anlattı. Paşa durumun nezaketsiz bir davranış olduğunu anladığını ancak her ne olursa olsun beklemek gerektiğini söyledi.

    Saracoğlu da bunu tahmin etmişti zaten. Mecburen bekleyeceklerdi.

    Ruslar, resmi temas olmayacak bu günde Türk heyetine bir program hazırlamayı da ihmal etmediler. Sovyet Hariciyesi'nde protokol şef yardımcısı olan Pontikov, Türk heyetine mihmandarlık yapacaktı. İlk günün programında önce bir tarım sergisi vardı. Sovyetler'de üretilen tarım ürünleri ve hayvancılıkla ilgili ayrıntılı bilgi verildi. Akşam ise Bolşoy Balesi'nde yer ayrılmıştı. Gönülsüz olarak baleye gittiler. Ancak akılları Rus-Alman görüşmesindeydi.

    Asıl can sıkıcı haber ertesi gün ortaya çıktı. Sovyet-Alman anlaşması imzalanmıştı. Anlaşmada her iki ülkenin de birbirine gerek askeri gerekse ekonomik destek olacağı ve barışı sağlamak üzere ortak hareket edecekleri yazılıydı.

    Herkes hem yanındakine hem de karşısındaki ülkeye durmadan mesaj veriyordu.

    Rusların Türk heyetiyle yeniden görüşmek üzere verdikleri randevu tarihi 1 Ekim oldu. Bu kez görüşmelerde Devlet Başkanı Jozef Stalin de olacaktı. Akşam saatlerinde Kremlin Sarayı'nda yerini alan Türk heyetinde heyecan yüksekti. Bu kez kartların daha açık olacağı bir görüşme bekleniyordu ancak yine de zorlu geçeceği muhakkaktı.

    Molotov ilk günkü görüşmelerde cebinde taşıdığı notu görüşmelerin başında yeniden masaya taşıdı. Boğazlarla ilgili taleplerini yineliyordu. Ayrıca Sovyetler Birliği'nin Bulgaristan ve Romanya'dan toprak talepleri konusunda Türkiye'nin tarafsız kalması isteniyordu.

    Tabii bunları dile getiren Sovyet Hariciye Komiseri Molotov'du. Stalin iyi polisi oynuyordu. Bütün taleplerini Hariciye Komiseri'ne söyletiyor, kendisi de iyimser ve yumuşak bir hava yaratmaya çalışarak denge yaratmaya çabalıyordu.

    Stalin, Molotov'un yeniden masaya taşıdığı notu aldı, ilk defa görüyor gibi baştan sona okudu, yüzünü buruşturdu ve 'Bu çok kötü yazılmış, bunu geri çekiyorum' dedi. Türk tarafında tedbirli bir iyimserlik havası belirse de ilerleme henüz sağlanamamıştı. Stalin üçlü ittifakta yer alan Sovyet çekincesinin daha kalın çizgilerle belirtilmesini ve Türkiye'nin her ne koşulda olursa olsun Sovyetler'le savaşmamasını istiyordu. Ayrıca Romanya ve Yunanistan'a yapılacak saldırılarda Müttefiklerle beraber savaşa girme ilkesinin gözden geçirilmesini istiyordu.

    Aslına bakılacak olursa Stalin'in talepleri çok ağır değildi. Ancak bu karar için Fransa ve İngiltere'ye de danışılması gerekliydi. Saracoğlu olumlu bir sonuç çıkmayabileceğini söylese de Stalin 'Deneyelim' dedi.

    Saracoğlu kabul etti.

    Durum Ankara'ya bildirilecek ve elçiler vasıtasıyla Müttefik ülkelerin görüşleri alınacaktı. Yorucu gün böylelikle sona ermiş, 5.5 saatin sonunda Ankara'da merakla bekleyen İnönü'ye görüşmelerin raporu sunulduktan ve gelinen nokta aktarıldıktan sonra 'havayı' özetleyen bir cümle iletilmişti:
    'Bugünkü temaslara görüşmeden ziyade boğuşma adı verilebilir!'
    Saracoğlu'nun bu telgrafı aslında çok şeyi özetliyordu. Akşam kaldıkları konukevine dönerken Feridun Cemal'e mırıldandı:
    - Şu Rusların başı bir sıkışsa!.. Yemin ederim kalkıp zeybek oynayacağım.

    İsterseniz Rum İmparatorluğu deyin

    ORHAN Eralp deneyimli bir büyükelçimizdi. Milli mücadele kahramanlarımızdan Kazım Özalp'in yeğeniydi, ne yazık ki dramatik bir intiharla yaşamına son verdi. Ama Eralp'i asıl unutulmaz kılan Birleşmiş Milletler'de yaptığı ünlü konuşmaydı. Kıbrıs Rumlarının 'Neden bizi tanımıyorsunuz? 150 BM üyesi ülke tanıdı' yollu sataşmalarına verdiği cevap hiç unutulmadı: 'Kıbrıs sorunu bir cebir denklemidir. Bu denklemin 'x'i de Türkiye'dir. Tüm dünya sizi tanısa bile Türkiye sizi tanımadıkça bu denklem çözülemez. Şimdi kendinize isterseniz 'Kıbrıs Rum imparatorluğu' bile diyebilirsiniz!'

    Bulgar Kralı'nın arkasında yürümem!

    VELİAHT Yusuf İzzeddin Efendi, 1910'da VII. Edward'ın cenaze töreninde Osmanlı İmparatorluğu'nu temsil etmişti. Protokolce hazırlanan programa göre kendisinin Bulgar Kralı'nın arkasından yürüyeceğini gören Veliaht Yusuf İzzettin Efendi, 'Ben burada Osmanlı İmparatorluğu'nu temsil ediyorum. Katiyen Bulgar Kralı'nın arkasından yürümem' diye dayatmıştı. Durum İngilizleri telaşa düşürmüş, fakat ısrar karşısında Veliahtı Bulgar Kralı'nın önüne almaktan başka çare bulamamışlardı.

    İsmet Paşa'dan koltuk salvosu

    LOZAN Barış Konferansı'nın ilk günü, toplantı Mont Benon Gazinosu'nda yapılacaktı. Türk delegasyonunu temsilen salona gelen İsmet İnönü, karşılaştığı manzaraya hemen tepkisini gösterdi. Salonda kendisine öteki heyet başkanlarına göre daha küçük bir koltuk ayrıldığını gördü. Nedenini sordu. Aynı boyutta bir başka koltuk bulunmadığı yanıtını aldı. 'O takdirde bulunduğu zaman toplantıya girerim' dedi. Odasına çekildi. İnönü'nün bu ilginç tepkisi etkili oldu. Çok geçmeden Lord Curzon'unki gibi aynı boyutta bir koltuk bulunup yerine konuldu.[/b]
    arkasi gelmez dertlerimin...

  15. #15
    Senior Member Breyf Üyenin Avatarı
    Üyelik Tarihi
    Feb 2002
    Mesaj
    14,152
    <div class='quotetop'>QUOTE (okkesus @ Feb 1 2009, 06:54 ) <{POST_SNAPBACK}></div>
    , cikip kendisine bagirarak konusan adama iki cift laf edemedi" diyeceklerdi. israil cumhurbaskani peres bile telefon acip davranisindan dolayi ozur dilemis, biz hala neyin muhabbetini yapiyoruz.[/b]
    Su boldladigim yeri diyorum zaten ben, adama iki cift laf edemeden, su kaynatip sahayi terketti Tayyip. Oyle sokakda kavga eder gibi "siz insanlari oldurmesini iyi bilirsiniz" diyerek ne anlatabilirsin?

  16. #16
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    Sep 2001
    Mesaj
    11,954
    <div class='quotetop'>QUOTE (Breyf @ Feb 1 2009, 12:57 ) <{POST_SNAPBACK}></div>
    Su boldladigim yeri diyorum zaten ben, adama iki cift laf edemeden, su kaynatip sahayi terketti Tayyip. Oyle sokakda kavga eder gibi "siz insanlari oldurmesini iyi bilirsiniz" diyerek ne anlatabilirsin?[/b]
    iyi de abicim adam "van minit, van minit" dedi ya o kadar eleman konusmak istedi, ama moderator konusma hakki vermedi. on defa van minit, iki ellesme bir elenseyle birseyler diyebildi. dedikleri tabii ki matah degildi, ama sonuc olarak olaylar spontane gelisti. konusma suresi verilmeyen bir yerde, icinde kalmis seyleri soyledi. o kadar gerilmis bir ortamda, bir yandan butun dunyanin gozu onunde bir adam sana bagiriyor, diger yandan dogal olan cevap hakkin verilmiyor, oyle sacma bir durumda cok akilli, oturakli birsey cikmaz herhalde. madem oyle, iste boyle deyip, 2-3 slogan atip cikti. daha hazirlikli, mantikli seyler soylese tabii ki daha iyi olurdu, ama oyle hazirlanilacak bir durum degildi ki..

    dedigim gibi oturup efendilik yapmasindan cok daha iyi oldu bu davranis. kimse TC basbakaniyla boyle konusamaz. kimse onemsiz bir adammis gibi, cevap hakki vermemezlik edemez. nasrettin hoca hikayesi gibi "hirsizin hic mi sucu yok?"

    arkasi gelmez dertlerimin...

  17. #17
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    Jun 2004
    Nerden
    Dublin
    Mesaj
    10,754
    <div class='quotetop'>QUOTE (okkesus @ Jan 31 2009, 20:05 ) <{POST_SNAPBACK}></div>
    dtp nin, pkk nin siyasal kolu oldugunun delillerini istiyorsan, almayayim, bu hamur cok su goturur [/b]
    sen onlari anayasa mahkemesine ver de kapatma davasina koysunlar...

    sonra da su soruyu yanitla: hamas kimin siyasi kolu, el aksa'nin mi? benzetmeyi neye dayanarak kuruyorsun?
    -)--------

  18. #18
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    Jun 2004
    Nerden
    Dublin
    Mesaj
    10,754
    yahu adam siz insanlari oldurmeyi iyi bilirsiniz demis, yanlis mi demis? iyi bilmeseler, butun o suikast silahlari, askeri saldiri, savunma teknolojileri israil'de uretilmezdi herhalde... adamlarin uzman oldugu bir konu varsa o da silah iste...

    tayyip zaten iktidara geldiginden beri disislerinden bagimsiz hareket ediyor. hikmeti sorulmayan yuce bir takim danismanlari var, bir boktan anlamadiklari halde gorusmeler falan yapiyorlar, disisleri teskilati da hayretle izliyor iste. boyle is kazalarindan sonra da fazla mesai yapip kirik dokuk varsa onarmaya gayret ediyorlar...
    -)--------

  19. #19
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    Aug 2003
    Mesaj
    11,890
    Bir de Emine Erdoğan vakası var. Gözleri yaşlı "yalan söylüyor" falan diyor. Kasımpaşa - Sütlüce sokakta aile kavgası var sanki.

    Karşıda Peres değil de Sharon olsa ne olacakti onu merak ediyorum. Adam Bush'un yanında "ben eski askerim ve gerekirse silah kullanmaktan hiç imtina etmem" diye Bush'u şebek gibi yavşakça güldürmüş bir herif.

    Peres çıkıp "siz de öldürmesini iyi bilirdiniz, yoksa ABD'de bu kadar Ermeni nüfusu olmazdı" dese nasıl bir yanıt verirdi Erdoğan? Tevrat'ın 6.maddesini okurken Kuran'daki Yahudi -gayri-müslüm aleyhtarı ifadeler karşısına çıksa ne yapacaktı. One minute diyip kalkacak mıydı?
    if you are reading this then warning is for you. every word you read of this useless fine print is another second off your life. don&#39;t you have other things to do? is your life so empty that you honestly can&#39;t think of a better way to spend these moments? or are you so impressed with authority that you give respect and credence to all who claim it? do you read everything you&#39;re supposed to read? do you think everything you&#39;re supposed to think? buy what you&#39;re told you should want? get out of your apartment. meet a member of the opposite sex. stop the exessive shopping and masturbation. quit your job. start a fight. prove you&#39;re alive. if you dont claim your humanity you wil become a statistic. you have been warned

  20. #20
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    Mar 2007
    Mesaj
    4,319
    "Öfkeli ve vakur, öfkeli ve zarif olmak mümkündür" (recep ivedik degilsen tabii)

    MURAT BELGE

    Bugün de “normal ahval”de Ergenekon falan diye, “normal” konularımız üzerine konuşmaya devam edecekken, araya Davos olayı girdi. Bu olayın varlığında başka herhangi bir konuda kelâm etmek mümkün değil.

    İlk söyleyeceğim şu: böyle bir olayın bütün dünyada çok daha vahim, olumsuz bir tepki uyandırması mümkün, hattâ muhtemeldi. Belki söze, bunun olmadığına sevinerek başlayabiliriz. Olmamasının başlıca nedeni bence İsrail’in kendisi. Şu son Gazze harekâtının İsrail’de de bir sonun başlangıcı olacağı beklentisini yaşıyorum. Bu harekâtla sergilenen pervasızlığın dünyada hoşgörü ve kabullenme sınırlarını iyice zorladığını görüyor, bunun İsrail’de de bazı yeni süreçleri başlatmasını bekliyorum. Böyle bir konjonktürde, Erdoğan’ın çıkışı, bir Yunan gazetesinin söylediği gibi, pek çok kişinin içinden geçirip de dile getiremediği bir duygunun ifadesi olmuştur. Perez’in hali tavrı da Erdoğan’ın öfkesine bir ölçüde gerekçe hazırlamıştır.

    Hem uluslararası siyaset düzeyinde, hem de Türkiye’de siyaset ve ideoloji düzeyinde, bu olayla ilgili söyleyecek çok şey var. Öyle bir iki yazıda tüketilecek gibi değil. Önce “dış” çerçeveden söze başlayayım.

    Dünyada siyaset gitgide bir çeşit “mühendislik” gibi kavranır hale geldi. Yani, birileri durmadan “siyasete duygu karıştırılmaz” diyor ve bu yargı uzun boylu tartışılmadan, üzerinde uzun boylu kafa yorulmadan kabul ediliyor. Tabii herkesin her zaman robot gibi davranması mümkün olmadığı için, arada bir duygusal “tezahür”lerle de karşılaşıyoruz. Ama bunları “norm”dan sapma gibi görmeye kendimizi alıştırmışız. Önemsemiyoruz, üstünde durmuyoruz, çünkü “kuraldışı”, “anlık zaaf” gibi bir kategoriye oturtuveriyoruz. Zaten o tür davranışların da genel gidişi değiştirecek bir etkisi olmuyor.

    Burada, özetlemeye çalıştığım gibi, İsrail’le ilgili dünyanın ortaklaşa bilinçdışında yıllardır devam eden bir birikim olduğu için, Erdoğan’ın öfke patlaması da, yalnızca kendini bağlayacak bir denetimsizlik olayı olmaktan çıkıp “temsilî” bir özellik kazanabildi. Son analizde “mazlumdan yana” bir ses çıkmış oldu. “Siyaset insan vicdanından büsbütün kopuk bir şey olmamalı” diyenlere de “pozitif” bir sinyal verdi. Arap-Müslüman dünyasında etkilerinin devam etmesi de sürpriz olmaz. Bakalım, göreceğiz.

    Erdoğan böyle bir havaya girdi mi kolay kolay çıkamaz. Çeşitli örneklerini gördük. Olayın ardından niçin böyle davrandığını açıklama çabaları sırasında bir de “monşerler” edebiyatı başlattı. Tamamen “reel-politik” gerekçelerle ve Amerikan politikasını izleme dışında bir dünya görüşleri olmadığı için “Vah vah! Pek yakışıksız oldu!” diye ovunmaya başlayan bazı emekli diplomatları hesaba katmayalım; ama Türkiye’de böyle “monşer” falan tarzında küçümsenmeyi hiç de hak etmeyen birçok aklı başında, vicdanı da olması gereken yerde diplomat var, hâlen diplomat ya da emekli. O insanlara “bu hakaret bize miydi?” kuşkusu yaşatmamaya dikkat edilmeli.

    Kaldı ki diplomatik dil, nezaket, ölçü vb., yani çok sokaktan bir bakışı bir tür “halk adamlığı” sermayesine dönüştürmek üzere bu “monşer” terminolojisini benimseten özellikler, yüzlerce yıldır, yapılan işin gerektirdiği bir davranış biçimi olarak süzülmüş, damıtılmış bir şeydir. Evet, diplomasinin kendisi gibi bu da uluslararasıdır, öyle olmak zorundadır ve onun için “monşer” gibi laflarla “bize yabancı” çağrışımı yaratmak doğru bir şey değildir, kaba saba bir taşralılıktır.

    Bir de düşünün, “monşer diplomatlar” olmayan bir dünyada, her ülkenin siyasî temsilcilerinin birbirleriyle, Davos’ta Erdoğan üslûbuyla konuştuğunu. Herhalde savaş çıkmadan gün geçmezdi.

    Sonuç olarak, siyasetin vicdandan kopmaması gerektiğini savunan biri olarak İsrail konusunda ve herkese karşı “mazlumdan yana” tavır almaya itirazım olamaz. Provokatif bir konumda (ki epeyce öyleydi, sanırım) bir öfkenin dile getirilmesi de doğaldır –ama bunu değişmez bir kalıp haline getirmek başka konu. Gelgelelim, bu tepkinin bu somut olayda dile gelişinin somut biçimine baktığımda (“Sen benden yaşlısın” girizgâhı, “Siz insan öldürmeyi iyi bilirsiniz” sözü vb.), bunları beğendiğimi söyleyemem. Öfkeli ve vakur, öfkeli ve zarif olmak mümkündür.
    There are moments in life when true invective is called for, when it becomes an absolute necessity, out of a deep sense of justice, to denounce, mock, vituperate, lash out, in the strongest possible language.

  21. #21
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    Mar 2007
    Mesaj
    4,319
    <div class='quotetop'>QUOTE (Tortured_Fragile_Mind @ Feb 1 2009, 11:58 ) <{POST_SNAPBACK}></div>
    Bir de Emine Erdoğan vakası var. Gözleri yaşlı "yalan söylüyor" falan diyor. Kasımpaşa - Sütlüce sokakta aile kavgası var sanki.[/b]
    tabii. elleri belinde olmasaydi peres'in agzini caaaaart diye ayirirdi bile, sen ne gonusuyon?

    There are moments in life when true invective is called for, when it becomes an absolute necessity, out of a deep sense of justice, to denounce, mock, vituperate, lash out, in the strongest possible language.

  22. #22
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    Sep 2001
    Mesaj
    11,954
    emine erdogan belki buna agliyordur: http://www.dailymotion.com/relevance/searc...ts-de-gaza_news

    belki de buna: http://www.dailymotion.com/video/x7z...amassacre_news

    belki de buna: http://www.dailymotion.com/video/x8353l_ga...al-solutio_news

    belki de buna: http://video.google.com/videosearch?source...a=N&tab=wv#

    bilmiyorum, dile kolay geliyor galiba.. 1300 kisi oldu. 400 u cocuk. 5000 kisi yaralandi. binlerce kisi evsiz, susuz, elektriksiz. bir sehir bombalandi. teroristleri hedef alarak!!! bir sehir bombalandi. bu olen cocuklar, sizin cocuklariniz olsa ne dusunurdunuz. veya yasadiginiz eve, isyerine bombalar yagsa, etrafinizda teroristler var diye.. cocugunuz bu bombalardan dolayi olse. ya da esiniz. ne dusunurdunuz. bu olenler, sizin akrabaniz, sizin tanidiginiz, sizinle alakasi olan insanlar degil. bunlar pis arap zaten. yasasalar ne olur, yasamasalar ne olur!!!

    youtube a gidin, gazze videosu aratin. gaza videosu aratin. hicbirsey bulamayacaksiniz. google da aratin, cok az video bulacaksiniz. bu adamlar katlediliyorlar, ve hicbir sekilde bunu dunyaya duyuramiyorlar. bugun tv de gazze de atilan fosfor bombasindan dolayi 4 cocugu ve kocasi gozleri onunde yanarak olmus bir kadini gosterdiler. kadin da ciddi sekilde yanmis, ama bir sekilde kurtarmislar. olay anindan beri kadin agliyor, ve hicbir sekilde aglamasini durduramiyorlar.

    ates dustugu yeri yakarmis. gazze de bir insanlik drami yasaniyor. ne demekse artik.. bizim yasadimiz zamanda. 21. yuzyilda. bizler buna sahit oluyoruz. kanali degistirdin mi, problem cozuluyor bizler icin. ama orada yasamak zorunda kalan insanlarin gidecek, kacacak, siginacak hicbir yerleri yok. evleri bombalanmis, yardim da gitmiyor, gidemiyor.

    bu olay, tayyibin, eminenin cok otesinde bir olay. bizim zamanimizda, masumlarin olduruldugu, ve hickimsenin buna kalkip bir sey diyemedigi bir olay. adamlar butun medyayi ele gecirmisler, butun ulkeleri cigerlerinden yakalamislar, butun dunyanin gozunun icine baka baka insanlari katlediyorlar.. boyle bir zamanda yasadigim, bunlara sahit oldugum ve birsey yapamadigim icin insanligimdan utaniyorum.
    arkasi gelmez dertlerimin...

  23. #23
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    Jun 2004
    Nerden
    Dublin
    Mesaj
    10,754
    okkesus biliyorsun bu ve benzeri olaylar dunyanin cesitli yerlerinde yasaniyor. sudan devletinin uluslararasi medyayi ele gecirdigini iddia edemeyiz herhalde. dolayisiyla problem bana israil'in medyayi kontrol etmesinden ziyade, insanlarin (yani medyanin asil musterisi olan bati toplumlarinin) bu vahsetleri gormezden gelmek istemesi gibi geliyor. yani israil'den bagimsiz olarak insanlar kotu olaylar, catismalar, savaslardan haberdar olmak istemiyorlar. zaten buyuk olcude vicdanlarini yitirmis vaziyetteler. vicdan sahibi olan azinligin da (hani amerikan yahudilerinin %1'i dedim ya gazze konusu icin) sesi cok ciliz cikiyor. problem bati toplumlarinda. insanlar gormek istemeyince medya gostermiyor, insanlar ilgilenmeyince devletler aldirmiyor, boyle devam ediyor. yani bence sorun cok daha temel bir sorun, batili insan (batili derken cografi anlamda degil, yasam tarzi olarak) duyarsiz.

    ek: o yuzden erdogan'in salona donup bu vahseti alkislayarak insanlik sucuna ortak oluyorsunuz lafi dogru. cok dusunerek mi soyledi bilmiyorum ama dunyanin karar verme noktalarinda bulunan herkes bu suca ortak aslinda...
    -)--------

  24. #24
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    Aug 2003
    Mesaj
    11,890
    Emine Erdoğan isterse evinin salonunda 7/24 ağlayabilir, bu kendi bileceği iş. Ama Davos gibi bir platformda (ha Davos da ne deniyorsa gitme o zaman), çıkıp resmi olmayan bir kimlikte bu tarz ifadelerde bulunmak çocukluktan başka birşey değil.

    Irak'ta sırf para için milyon insan öldü diyoruz, dünyanın her yerinde türlü kepazelikler yaşanıyor diyoruz. Benim Gazze hassasiyetimin konu ile ilgisi nedir ki? Yahu Irak'ta milyon kişinin öldürülmesi arefesinde bu harekat için kan parası istedik? Sonra da Bush'tan "at hırsızı mısınız siz" lafını yiyip kıçımıza bakarak geri döndük. Sonra da bunun bir güzel rövanşı olarak çatır çatır asker gömdük toprağa.

    Gazze'li ölünce gözyaşı. Güneydoğu'da asker ölünce "orası yatma yeri değil". Peh..

    Bu kepazeliklere sessiz kalanların, bu konuda palazlanması eleştirisi var burada.

    Yoksa bombalanan Gazze değil Haifa olsa bir önceki postta hepsini ırkçı ilan ettiğim liderlerin ne tepki vereceği malum. Malumu ilan etmemek suç değil yani. İlan etmek de maharet olmuyor bu durumda pek.
    if you are reading this then warning is for you. every word you read of this useless fine print is another second off your life. don&#39;t you have other things to do? is your life so empty that you honestly can&#39;t think of a better way to spend these moments? or are you so impressed with authority that you give respect and credence to all who claim it? do you read everything you&#39;re supposed to read? do you think everything you&#39;re supposed to think? buy what you&#39;re told you should want? get out of your apartment. meet a member of the opposite sex. stop the exessive shopping and masturbation. quit your job. start a fight. prove you&#39;re alive. if you dont claim your humanity you wil become a statistic. you have been warned

  25. #25
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    Sep 2001
    Mesaj
    11,954
    <div class='quotetop'>QUOTE (Tortured_Fragile_Mind @ Feb 2 2009, 11:09 ) <{POST_SNAPBACK}></div>
    Emine Erdoğan isterse evinin salonunda 7/24 ağlayabilir, bu kendi bileceği iş. Ama Davos gibi bir platformda (ha Davos da ne deniyorsa gitme o zaman), çıkıp resmi olmayan bir kimlikte bu tarz ifadelerde bulunmak çocukluktan başka birşey değil.

    Irak'ta sırf para için milyon insan öldü diyoruz, dünyanın her yerinde türlü kepazelikler yaşanıyor diyoruz. Benim Gazze hassasiyetimin konu ile ilgisi nedir ki? Yahu Irak'ta milyon kişinin öldürülmesi arefesinde bu harekat için kan parası istedik? Sonra da Bush'tan "at hırsızı mısınız siz" lafını yiyip kıçımıza bakarak geri döndük. Sonra da bunun bir güzel rövanşı olarak çatır çatır asker gömdük toprağa.

    Gazze'li ölünce gözyaşı. Güneydoğu'da asker ölünce "orası yatma yeri değil". Peh..

    Bu kepazeliklere sessiz kalanların, bu konuda palazlanması eleştirisi var burada.

    Yoksa bombalanan Gazze değil Haifa olsa bir önceki postta hepsini ırkçı ilan ettiğim liderlerin ne tepki vereceği malum. Malumu ilan etmemek suç değil yani. İlan etmek de maharet olmuyor bu durumda pek.[/b]
    emine veya tayyibi savunacak degilim. ama kendi adima oradaki davranislarini makul buldugumu soyleyebilirim. bu yukarida linkini verdigim video lar sadece bize yansiyanlar/sizanlar. bu elemalar cok daha otesini de ogrenmislerdir. ben bile bu cocuk olumlerini gordukten sonra, peres in "biz baris istiyoruz, onlar bizi bunu yapmaya zorluyorlar, vs." gibi bullshit yorumlari karsisinda ister devlet baskani olsun, isterse en sogukkanli diplomat olsun, eger insansa duygusallasmasi cok normal.

    dunyanin her yerinde bu olaylar oluyor dedigin gibi. ve hepsine de ilgili ortaminda gerekli tepkiyi koymak gerekiyor. ama yukarida da dedigim gibi, et ve but toplam 150 grami gecmeyince, sudan daki somali deki lerine birsey yapamiyorsun. irak takine birsey dedik, tezkere cikarmadik, sonrasinda oyle bakakaldik. tezkereyi cikarsaydik dedigin dogru.

    guneydogu da asker oldugunde, ben bu ulkede hicbir insan evladinin degil akp, chp, askeri, yargisi, vs. herhangibir insan evladinin, oradaki olumleri hafife aldigina inanmiyorum. cunku burasi zaten atesin dustugu yer.

    bombalanan yer gazze degil, haifa olsaydi, irkci ilan ettigin kisilerin verecegi tepki, senin vermelerini bekledigin tepki olacagini bilemezsin. bunun icin en azindan benzer bir durumu ornek gostermen gerekir.

    neyse, ben bu konuyla ilgili daha fazla yazamayacagim. orada olen cocuklar, evleri bombalanan insanlar var. gercek sorun bu. biz burada, emine aglamis, tayyib ziplamisi konusuyoruz, baska yerlerde de bunlar oluyor diyoruz. dunyanin baska yerlerinde de benzer sorunlar var diye ne bu olay onemsizlesir, ne de digeri. bunlar NORMAL degil!!! yahudi olsun, musluman olsun, zenci olsun, beyaz olsun, hicbir yerde cocuklarin, masumlarin olumu normal gosterilemez, siradan degildir! collateral damage deyip, kestirip atilamaz. ben bu olum ve bombalama video larini seyredince, kendi cocuklarim gozlerimin onune geliyor, ve boyle birsey benim cocuklarimin basina gelse, ne yapardim kestiremiyorum. dusunmesi bile cok korkunc.
    arkasi gelmez dertlerimin...

+ Konuyu Cevapla
Sayfa 1 - Toplam 21 1 2 3 11 ... SonSon

Benzer Konular

  1. basbakan-davos topiği
    Üniversite forum içinde, yazan haluk
    Cevap: 3
    Son Mesaj: 07-06-2010, 14:05
  2. Başbakan coştu
    Omuz Kafe forum içinde, yazan plasenta
    Cevap: 10
    Son Mesaj: 17-09-2006, 17:29
  3. Vay bee, Başbakan dediğin
    Üniversite forum içinde, yazan Jastýs
    Cevap: 3
    Son Mesaj: 18-09-2004, 01:16
  4. Başbakan ve Ticaret
    Üniversite forum içinde, yazan Jastýs
    Cevap: 32
    Son Mesaj: 06-03-2004, 23:42
  5. Başbakan Kim Olur?
    Üniversite forum içinde, yazan trojan
    Cevap: 22
    Son Mesaj: 06-11-2002, 03:10

Mesaj Yetkileriniz

  • Yeni konu açmaya yetkiniz yok
  • Cevap yazmaya yetkiniz yok
  • Eklenti yüklemeye yetkiniz yok
  • Mesajınızı düzeltmeye yetkiniz yok