+ Konuyu Cevapla
Sayfa 1 - Toplam 7 1 2 3 ... SonSon
Görüntülenen Mesaj 1 den 25 - Toplam 174

Konu: CHP

  1. #1
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    Mar 2003
    Mesaj
    19,008
    Türkiye kimbilir kaç parti gördü. Demokrat Parti, ANAP, AP dahil onlarca parti yok oldu gitti. Ayakta kalan tek parti CHP. MHP de ayakta kalmış sayılabilir sadece daha genç bir parti. Hatta Milli Nizam Partisini de ekleyebiliriz, yasal nedenlerle devamlı isim değiştimiş olsa da Saadet Partisi olarak yola devam ediyor. MHP ve SP kurulduklarından beri çizgisini değiştirmemiş partiler, ilk gün söylediklerini bugün de devam ettiriyorlar. Bu iyi birşey midir siyasette, söylemleri değişse daha da büyürler miydi bilmem, ama gerçek bu. Bir de bu iki partinin çok sağlam örgütleri ve altyapıları var. Mesela "değiştik" diyerek Fazilet Partililer AKP'ye tavan yaptırdı ama anlaşılıyor ki Fazilet partililer hiç değişmeden Saadet partisinde. Bu durum da AKP'yi geleceği açısından ANAP'a yaklaştırıyor.

    Konumuz CHP. Bu parti hiç değişmemiş gibi duruyor. Aslında bildiğimiz BAAS partisi. Söyleminde fark yok. Çağdaşlık (onlar buna Atatürkçülük diyorlar). Yalnız CHP'nin çağdaşlığı günümüz modernizminin onları zorlayabildiği kadar. Hani daha geride durmak mümkün olsa CHP duracak ama günümüzün iletişimi ile mümkün değil. Yoksa partinin kendi iç dinamiğinde çağdaşlık pek yok (onlar aksini iddia etsede), bildiğimiz devletçi parti. 3-5 orta anadolu bürokratının çağdaşlığı ne olur ki? Ahmet Necdet Sezer çağdaşlığı olur işte. Ayrıca söylemi aynı da kalsa aslında CHP çok değişti. Parti aynı devletçi parti ama bugün CHP'ye oy verenler Ecevit CHP'sine oy verenler değil. CHP artık farklı bir tabana dayanıyor. Bu nedenle bugüne kadar yaşamış olmasına bir başarı olarak bakmak lazım. Bunun bir hikmeti olmalı. "Nedir?" diye düşünüyorum. Alevi oyları bunu açıklamaya yetmiyor. Bir önemli etken çok parası olması, İş bankası hisseleri tek adama da düşse CHP'nin varlığının sürmesine yetecektir. Hatta partiyi hep çok adamlı halde tutacaktır. Başka da birşey aklıma gelmiyor. Çünkü ne günümüz şartları, ne de eğitim sistemi artık CHP kalıbında adam yetiştirmiyor. CHP tamamen emekli bürokratlar partisi haline geldi ki artık onlar da CHP kalıbında değil. 40 yılda bir, bir tane Kılıçdaroğlu çıkarsa ancak.

    Yok olan partilerin ortak özelliği partinin başı ile yaşayabiliyor olmaları idi. Demirelsiz AP, Özalsız ANAP düşünülemezdi, olmadı da zaten. AKP'de aynı. Tayyip'in çapsızlığı onlar için ayrıca bir handikap. CHP ise bu problemi bir nedenle aşıyor hep. Hala herkes Baykal giderse CHP'nin ayaklanabileceğini düşünüyor kimse "Baykal giderse CHP biter" demiyor. Enteresan değil mi? Nedir bunu nedeni, çağa bu kadar ayak uyduramamışken.
    I could be bounded in a nutshell and count myself king of infinite space.

  2. #2
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    Jul 2001
    Nerden
    Istanbul
    Mesaj
    7,942
    Bence de İş Bankası faktörü artı ezbere verilen memur oylari belli bir asgari taban yaratiyor. Aslan sosyal demokratlar da genelde lider endeskli partilere oy vrdikleri icin (Ecevit DSP'si İnönü SHP'si) liderden ortadan kalkinca, bir sekilde yikilmayan CHP'ye donus oluyor. Yarin Mustafa Sarigul DSP'nin basina gecsin CHP ile DSP arasindaki oylar %15, %10 olarak bölünür.

    Bence hayirli da olur zira CHP'nin nasil asgari bir oy tabani varsa, girmesinin mumkun olmadigi yerler de var.

    O yuzden CHP'nin basina karizmatik bir lider gecsin de %35 oy alsinlar, AKP'yi gecsinler soylemini gercekci bulmuyorum.
    Boganin kirmiziyi sevmedigi yalandir.Kirmiziyi sevmeyen inektir. Boganin sinirlendigi inek yerine konmaktir...

  3. #3
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    Dec 2002
    Mesaj
    7,184
    burokratlarin ve askerlerin ittifakiyla ile kurulmus ve onlarin tamamiyla hakimiyetindeki bir parti bana gore. Tabani da bunlarin emekli olanlarina ve elit olmayanlarina dayaniyor yine. Halkin talebine cevap vermek gibi bir niyeti hic bir zaman olmadi . Dolayisiyla iktidar olmak da pek istemiyorlar diye dusunuyorum.

    Devletin asil sahibi olan bu kitleler , begenmedikleri politikalari uygulayan iktidar partilerine karsi bu partiyi yedekte tutuyorlar. Isler kotuye giderse , iktidar gercek sahiplerin dusuncelirne aykiri hareket ederse , bir sekilde basin asker burokrasi hukuk vasitasiyla iktidar yipratilir, chp de bu sahiplerin demokrasi icerisindeki bacagidir.

    bana gore Chp nin misyonu iktidar olmak degil, istenilmeyen iktidarlari yontmak torpulemek politkalrini dengelemektir.
    asker ve burokrasi guclu oldugu surece de, chp var olmaya ve mevcut iktidarlari torpulemeye devam eder.

  4. #4
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    Mar 2003
    Mesaj
    19,008
    Dimple bu bahsettiğin kadroların artık CHP'yi besleyebileceği kanısında değilim. 1980'lerin başından beri CHP kalıbında kimse bürokrasiye adım atamadı, atsa da yükselemedi. Asker tamam ama kaç tanesi CHP'ye katılıyorki? Bu durum CHP'nin çekirdek kadrosunun gittikçe yaşlanmasına ve kemikleşmesine neden oluyor. Dikkat ederseniz örgüt'den sorumlu adam Önder Sav. Bu adam ve etrafındaki halka, kendilerine benzemeyen kimsenin parti'de bir yere gelmesine izin vermiyor. Bunu anlayabiliyorum aslında ama Türkiye bürakrasisi artık onlara benzeyen adam yetiştirmiyor. CHP tandanslı bile olsa bürokrasiden gelenler artık köklü geçmişlerden değil. Eski CHP'yi düşünün adamların hepsi neredeyse aristokratik bir geçmişle oraya gelmişti. Yani 5 nesildir tahsil görmüş, bürokrasi geleneği ile yaşamış ailelerden gelirdi bu adamlar. Artık yok bu, olamaz da. Biraz dışişlerinde bu gelenek sürüyor ama o da eskisi gibi değil.

    CHP'ye asker oy veriyor, bir kısım Alevi oy veriyor. Solcu diyebileceğin insanların çok az bir kısmı hala CHP'ye oy veriyor, onların yerini AKP'den korkanlar aldı. Memurlara gelirsek CHP lehine bir eğilim olduğunu sanmıyorum. Memurlar da eski memurlar değil. Büyük memur grupları öğretmen ve polisler. Polis'den CHP'ye oy çıkacağını sanmam. En büyük potansiyel AKP korkakları her herhalde. Düzgün bir merkez sağ parti olsa, AKP'yi bitireceği gibi CHP'yi de bitirir.

    CHP'nin yenilenmesi şart. Baykal gitsinle olacak iş değil bu. Her kadrosu ile yenilenmeli, üye kayıtları ve delegeler dahil. Altan Öymen bunu yapmaya çaalıştı birkaç ayda uçurdular adamı. Ama böyle gidebileceği bir yer kalmadı artık CHP'nin. Ölmez ama senin dediğin gibi kenarda durur gider.
    I could be bounded in a nutshell and count myself king of infinite space.

  5. #5
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    Aug 2003
    Mesaj
    11,890
    Topic CHP nasıl kurtulur, ayağa kalkar sorgulamasının yapıldığı bir kıvama geldi
    if you are reading this then warning is for you. every word you read of this useless fine print is another second off your life. don't you have other things to do? is your life so empty that you honestly can't think of a better way to spend these moments? or are you so impressed with authority that you give respect and credence to all who claim it? do you read everything you're supposed to read? do you think everything you're supposed to think? buy what you're told you should want? get out of your apartment. meet a member of the opposite sex. stop the exessive shopping and masturbation. quit your job. start a fight. prove you're alive. if you dont claim your humanity you wil become a statistic. you have been warned

  6. #6
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    Jun 2004
    Mesaj
    2,165
    <div class='quotetop'>QUOTE (plasenta @ Apr 1 2009, 08:32 ) <{POST_SNAPBACK}></div>
    Türkiye kimbilir kaç parti gördü. Demokrat Parti, ANAP, AP dahil onlarca parti yok oldu gitti. Ayakta kalan tek parti CHP. MHP de ayakta kalmış sayılabilir sadece daha genç bir parti. Hatta Milli Nizam Partisini de ekleyebiliriz, yasal nedenlerle devamlı isim değiştimiş olsa da Saadet Partisi olarak yola devam ediyor. MHP ve SP kurulduklarından beri çizgisini değiştirmemiş partiler, ilk gün söylediklerini bugün de devam ettiriyorlar. Bu iyi birşey midir siyasette, söylemleri değişse daha da büyürler miydi bilmem, ama gerçek bu. Bir de bu iki partinin çok sağlam örgütleri ve altyapıları var. Mesela "değiştik" diyerek Fazilet Partililer AKP'ye tavan yaptırdı ama anlaşılıyor ki Fazilet partililer hiç değişmeden Saadet partisinde. Bu durum da AKP'yi geleceği açısından ANAP'a yaklaştırıyor.

    Konumuz CHP. Bu parti hiç değişmemiş gibi duruyor. Aslında bildiğimiz BAAS partisi. Söyleminde fark yok. Çağdaşlık (onlar buna Atatürkçülük diyorlar). Yalnız CHP'nin çağdaşlığı günümüz modernizminin onları zorlayabildiği kadar. Hani daha geride durmak mümkün olsa CHP duracak ama günümüzün iletişimi ile mümkün değil. Yoksa partinin kendi iç dinamiğinde çağdaşlık pek yok (onlar aksini iddia etsede), bildiğimiz devletçi parti. 3-5 orta anadolu bürokratının çağdaşlığı ne olur ki? Ahmet Necdet Sezer çağdaşlığı olur işte. Ayrıca söylemi aynı da kalsa aslında CHP çok değişti. Parti aynı devletçi parti ama bugün CHP'ye oy verenler Ecevit CHP'sine oy verenler değil. CHP artık farklı bir tabana dayanıyor. Bu nedenle bugüne kadar yaşamış olmasına bir başarı olarak bakmak lazım. Bunun bir hikmeti olmalı. "Nedir?" diye düşünüyorum. Alevi oyları bunu açıklamaya yetmiyor. Bir önemli etken çok parası olması, İş bankası hisseleri tek adama da düşse CHP'nin varlığının sürmesine yetecektir. Hatta partiyi hep çok adamlı halde tutacaktır. Başka da birşey aklıma gelmiyor. Çünkü ne günümüz şartları, ne de eğitim sistemi artık CHP kalıbında adam yetiştirmiyor. CHP tamamen emekli bürokratlar partisi haline geldi ki artık onlar da CHP kalıbında değil. 40 yılda bir, bir tane Kılıçdaroğlu çıkarsa ancak.

    Yok olan partilerin ortak özelliği partinin başı ile yaşayabiliyor olmaları idi. Demirelsiz AP, Özalsız ANAP düşünülemezdi, olmadı da zaten. AKP'de aynı. Tayyip'in çapsızlığı onlar için ayrıca bir handikap. CHP ise bu problemi bir nedenle aşıyor hep. Hala herkes Baykal giderse CHP'nin ayaklanabileceğini düşünüyor kimse "Baykal giderse CHP biter" demiyor. Enteresan değil mi? Nedir bunu nedeni, çağa bu kadar ayak uyduramamışken. [/b]
    eskiden chp nin tabanini sosyal demokratlar, devletci kesim (daha baska tanimlarda koyabilirsin) olustururdu.
    simdiyse "eyvah seriat gelecek' korkusunda olan, hayat seklimiz bozulacak diye dusunen buyuk bir kisimdan olusuyor.
    zaten chp bugun iktidara gelse ne gibi programi var devleti yonetmek icin soru isareti bence.
    chp laik devleti korumak cabasindan baska (oda nasil laik bir devletse artik) bir vizyonu olmayan parti.
    o sorun ortadan kalksa oy orani %5 falan olur herhlade.

    eski sol tabansa yok oldu gitti zaten.

    kisacasi chp nin eski chp olmasi icin tabaninin degismesi lazim ama o tabanda turkiyede yok...

  7. #7
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    Dec 2002
    Mesaj
    7,184
    <div class='quotetop'>QUOTE (plasenta @ Apr 1 2009, 12:52 ) <{POST_SNAPBACK}></div>
    Dimple bu bahsettiğin kadroların artık CHP'yi besleyebileceği kanısında değilim. 1980'lerin başından beri CHP kalıbında kimse bürokrasiye adım atamadı, atsa da yükselemedi. Asker tamam ama kaç tanesi CHP'ye katılıyorki? Bu durum CHP'nin çekirdek kadrosunun gittikçe yaşlanmasına ve kemikleşmesine neden oluyor. Dikkat ederseniz örgüt'den sorumlu adam Önder Sav. Bu adam ve etrafındaki halka, kendilerine benzemeyen kimsenin parti'de bir yere gelmesine izin vermiyor. Bunu anlayabiliyorum aslında ama Türkiye bürakrasisi artık onlara benzeyen adam yetiştirmiyor. CHP tandanslı bile olsa bürokrasiden gelenler artık köklü geçmişlerden değil. Eski CHP'yi düşünün adamların hepsi neredeyse aristokratik bir geçmişle oraya gelmişti. Yani 5 nesildir tahsil görmüş, bürokrasi geleneği ile yaşamış ailelerden gelirdi bu adamlar. Artık yok bu, olamaz da. Biraz dışişlerinde bu gelenek sürüyor ama o da eskisi gibi değil.

    CHP'ye asker oy veriyor, bir kısım Alevi oy veriyor. Solcu diyebileceğin insanların çok az bir kısmı hala CHP'ye oy veriyor, onların yerini AKP'den korkanlar aldı. Memurlara gelirsek CHP lehine bir eğilim olduğunu sanmıyorum. Memurlar da eski memurlar değil. Büyük memur grupları öğretmen ve polisler. Polis'den CHP'ye oy çıkacağını sanmam. En büyük potansiyel AKP korkakları her herhalde. Düzgün bir merkez sağ parti olsa, AKP'yi bitireceği gibi CHP'yi de bitirir.

    CHP'nin yenilenmesi şart. Baykal gitsinle olacak iş değil bu. Her kadrosu ile yenilenmeli, üye kayıtları ve delegeler dahil. Altan Öymen bunu yapmaya çaalıştı birkaç ayda uçurdular adamı. Ama böyle gidebileceği bir yer kalmadı artık CHP'nin. Ölmez ama senin dediğin gibi kenarda durur gider.[/b]

    aslinda cok farkli seyler soylemiyoruz.
    akp korkusunu insanlara asilayanlar, abartanlar , akp korkaklarinin sayisini cogalmasina sebep verenler de bu kadrolar . chp nin bu secimdeki oylarinin cogunlugu onceden merkez sagdaki partilere oy veren ama akp'yi tehliklei bulan kimselerden geliyor sanki. bunlari tetikleyen doldurusa getiren de devletin asil sahipleri.

    duzgun merkez bir sag parti dedigin gibi akp 'yi ve chp yi bitirir elbette. ama zaten duzgun bir sag parti olustugunda benim teorime gore chp'ye gerek kalmiyor . eger parti duzgunse devleti korumaya gerek yok, chp de kenarda durabilir. chp yine %5-10 oy oraniyla ( kürt olmayan aleviler , askerler , isbankasi emeklileri, izmir'li emekli ilkokul ogretmenleri , cankaya sakinleri, hobi niyetine kucuk kasabalarda is olmadigi icin particilik oynayanlar, ) yedekte bekletilir. bu parantez icinde sayilan grup zaten Fenerbahce gibi tutuyor chp'yi, pazara kadar degil mezara kadar.

    Chp nin iktidar olma gibi niyeti olsa, ne bileyim su secimlerde kilcidaroglu'na senin ne projen var ne yapacaksin dendiginde 3-5 bir sey soylerdi adam, veya chp'nin neresi sol parti? deniz baykal neden solcu bana acikal desen biri aciklayabiilirdi?



  8. #8
    Administrator Qelebex Üyenin Avatarı
    Üyelik Tarihi
    Jul 2001
    Mesaj
    13,565
    Siyasetteki her parti illa iktidara oynamak zorunda değil. Ülkede böyle bir hassasiyet var ve bunun temsili önemli. %20'yle otursun orda, açılım falan da yapmasın abuk sabuk, misyonu neyse ona göre ayar versin hükümete.

    Benim CHP ile tek bir sorunum var. İnsanlar sağdı-soldu nedir kafalarında pek net olmadığından CHP=Sol algısı müthiş bir bariyer şu anda. Bu zayıflarsa ortalık güzelleşir. CHP'nin şu an kendini konumladığı yer üzerinde daha şık duruyor.
    the whole is more than the sum of its parts

  9. #9
    Administrator Qelebex Üyenin Avatarı
    Üyelik Tarihi
    Jul 2001
    Mesaj
    13,565
    5 yılda değişen pek bir şey yok

    <div class='quotetop'>QUOTE </div>
    CHP niye sol bir parti değil? / EMİN ALPER

    CHP’ye karşı duyulan hoşnutsuzluk hissiyatı, partililerin Meclis’te yeterince çalışmadıkları ya da yan gelip yattıkları iddiasında değil, solculuktan uzak, etkisiz, geleceği olmayan bir muhalif çizgi tutturmuş olmaları gerçeğinde yatıyor.

    Umudunu CHP’ye bağlamış onca insana saç baş yolduran, memlekette onca mesele varken CHP’nin inandırıcı bir alternatif proje üzerine uğraşmak yerine kısır bir laik-antilaik cepheleşmesi üzerinden politika yapıp, devlet hassasiyetlerini sahiplenmesi, çoktan ölmüş ya da ölmekte olan bir sosyolojik grubun kimlik ve yaşam tarzının savunucusu haline gelmiş olmasıdır. Peki bu sosyolojik grup kimdir, nedir? Bunlar anti kapitalist yahut solcu mudur? Değilse, geçmişte ve bugün bunlara solcu görünümünü veren nedir?

    TC Devleti solcu muydu?

    CHP, modern Türkiye devletini kuran partidir. Hem kadroları hem de zihniyet dünyası açısından CHP’nin en azından 1950’li yıllara (hatta aslında 12 Mart 1971’e) kadar devletle özdeş olduğu bilinen bir gerçektir. Peki 1960’larda solculaşmaya başlayan CHP’nin ve bugün ortalama bir CHP’linin iddia ettiği gibi, anti emperyalist ve devletçi olması hasebiyle, CHP en başından beri solcu ya da sola meyyal bir parti miydi?

    19. Yüzyıl’ın sonundan başlayıp 20. Yüzyıl’ın ortalarına dek hızla sayıları artan modern devletler kendilerini iki yolla meşrulaştırıyorlardı: Birinci olarak, lider ülkeleri yakalamak için gerekli kalkınma ve modernleşmeyi sağlamada anahtar bir önemde olduklarını; ikinci olarak ise, sınıflar-üstü bir pozisyon alarak sınıflar arasında bir hakemlik rolünü üstlendiklerini iddia ediyorlardı.

    Azgelişmiş ülkelerde ise ikinci işlev, bu ülkelerde henüz sınıfsal farklılaşmanın oluşmadığı inancıyla, devletin hakemlik rolü üstlenmesinden ziyade, bizzat sınıfların oluşmasını engellemesi şeklinde formüle ediliyordu.

    CHP de bu çizgiyi izleyerek kendine hem ülkede sınıfsal farklılıkların oluşmasını engelleme hem de ülkeyi hızla kalkındırma, laikleştirme, Batılılaştırma misyonunu biçiyordu. CHP’nin kendini ortanın solunda ilan etmesi, devletçiliğin, ulusal kalkınmacılığın ve daha şahin bir dış politikanın solculuk emaresi sayıldığı 1960’lı yılların politik atmosferinde gerçekleşti.

    1950’li yıllarda DP’ye karşı etkili bir muhalefet sergileyemeyen, bürokratik bir restorasyonu gerçekleştirme vaadinden başka bir şey sunamayan CHP’nin imdadına İkinci Dünya Savaşı sonrası Avrupa’nın “refah devleti” kavramı yetişti. Devlete ekonomi üzerinde geniş bir denetleme yetkisi veren ve yüksek ücret politikasıyla sınıfsal çatışmaları uzlaştırmaya çalışan bu model, hem CHP’nin devletçi zihniyetine yakındı, hem de Kemalist bürokratlara devlet yönetiminde ciddi bir alan açmaya elverişliydi. Üstelik sınıf çatışmasını önleme misyonundaki partiye sosyal politikaları açısından bir meşruiyet zemini de sağlıyordu.

    Artık CHP kendi çizgisini modası geçmiş bir bürokratik devletçilikle savunmaya mahkûm değildi. Modern refah devleti kavramı ve onun arkasındaki ideolojik güç olan çağdaş Avrupa sosyal demokrasisi CHP’nin ve Kemalist bürokrasinin yeni politik çerçevesiydi. Tabii buna bir de üçüncü dünyacı, Sovyetik kalkınma perspektifinin etkilerini de eklemek gerek.

    1950’lerin sonundan 1970’lere dek CHP sözü edilen dönüşümü gerçekleştirdi. Partinin organizmasının bu dönüşüme verdiği tepki, eski tip bürokratların 1966 ve 72’de gerçekleşen tasfiyesi ve milli şef İnönü’nün Ecevit tarafından yenilgiye uğratılması sarsıntılarıyla atlatıldı.

    Kemalist orta sınıflar

    CHP tabiiki salt bürokratların partisi değildi. Kent ve kasaba eşrafı ve toprak sahipleriyle kurduğu ittifakın yanında, modern devletin kurduğu modern eğitim kurumları yoluyla sınıfsal hiyerarşi basamaklarında yükselen, köy ve kasaba kökenli olup aldıkları Kemalist eğitim sayesinde memur, subay, öğretmen, doktor, avukat ve mühendis türü yeni meslek sahibi olan bir orta sınıf da CHP’nin doğal ittifakları arasında yerini almıştı.

    Kasaba ve şehirlerde kendilerini bir tür “ileri gelen” (yeni eşraf) olarak gören bu insanlar sınıfsal pozisyonlarını borçlu oldukları Kemalist devlete gönülden bağlılardı. Kemalist devletin kalkındırma, modernleştirme ve gelir uçurumunu azaltma yönündeki pederşahi hassasiyetlerini aynen benimsemişlerdi. Dolayısıyla kendilerine hem kalkınma sürecinde hem de halkın yaralarını sarma işinde öncü bir görevde görüyorlardı. Ancak tecrübeli ve yaşlı CHP elitlerinden daha dinamik ve daha fazla yeni düşüncelere açıktılar. Ecevit’in zaferinin arkasındaki temel güç, kemikleşmiş CHP oligarklarının ördüğü kapalı elit çevresinin duvarlarını kırmakta istekli olan bu yeni Kemalist orta sınıflardı.

    İçinden çıkıp geldikleri köy ve kasaba gerçekliğine ihanet etmedikleri psikolojisiyle ve kendilerine biçtikleri öncü misyonuyla bu kesimler Kemalist “halkçılık” ilkesini yeniden yorumlayarak sola açıldılar ve CHP tarihinde ilk kez, kentlerde boy veren işçi sınıfıyla ve kent yoksullarıyla ittifak kurdular.

    Bu kesimlerin solculaşmasında azımsanamayacak bir etmen de DP/AP çizgisinin toplumun diğer kesimlerine sunduğu alternatif yükselme kanallarına bu insanların duydukları tepkiydi. Eğitimli, Batılılaşmış bu seçkinlerin ekonomik durumları bir yandan AP’nin enflasyonist politikalarıyla sürekli tehdit altındaydı, bir yandan da eğitim yoluyla edindikleri sosyal prestij, piyasa kanalları vasıtasıyla zenginleşen ve sınıfsal olarak yükselen iyi halli köylülerin ve orta büyüklükteki ‘kaba saba’ tüccar ve girişimcinin etkisiyle zayıflıyordu. Ülkenin kalkınmasının, kendi çıkarlarından başka bir şey düşünmeyen, eğitimsiz ve halkın önyargılarını istismar etmeye teşne bu gruplara bırakılması, Osmanlı’dan bu yana zenginlik ve hırsızlığı özdeş sayan devletçi öncüler açısından kabul edilemezdi.

    Ancak Ecevit önderliğindeki bu solculaşmış Kemalist orta sınıflar için azımsanamayacak olan, onlara gerektiğinde kasket taktırıp, köylerin ve gecekondu mahallelerin çamurlu sokaklarında dolaştıran bir halkçılık anlayışı ve özel teşebbüse her daim kuşkuyla bakan bir kalkınmacılık prensibi sayesinde alt sınıflarla ciddi bir ittifak kurabilmiş olmalarıydı.

    ‘80 sonrası sosyal demokrasinin krizi

    Bilindiği gibi, Özallı yılların piyasacı mantığının yarattığı tahribat, alt sınıfların düşen reel gelirleri ve yaygın hoşnutsuzluğa sebep olan yolsuzluklar furyası SHP’yi 1990’lara yaklaşırken tekrar güçlü bir alternatif yapmaya yetti.

    Ancak SHP’nin ne ciddi bir programı ne de yoksulları cezbedecek inandırıcı bir vizyonu vardı. Buna rağmen Özal’a duyulan tepki ve yükselen toplumsal muhalefet 70’lere özgü sol koalisyona hayat verir gibi oldu. Oysa SHP’li belediyelerin ardarda yarattığı hayal kırıklıkları, dürüst solcu kimliğinin Özalcı “her koyun kendi bacağından asılır” mantığına teslim olduğunun işareti olan yolsuzluklarla aşınması, parti içinde bitmek tükenmek bilmeyen kişisel iktidar mücadeleleri ve DYP koalisyonu dönemi yanlışları, SHP’nin kitleler nezdindeki bütün inandırıcılığını yok ederken, sosyal demokrasinin o zaman kadar başarıyla ertelenmiş krizini kesin bir şekilde açığa vurdu.

    SHP/CHP çizgisinin krizi ulusal kalkınmacılığın kriziydi. Eski işlevlerinden soyundurulan modern devlet hem kalkınmacı hem de sınıflar-üstü hakem pozisyonunun inandırıcılığını hızla kaybederken, kendini modern devletin bu misyonlarıyla sıkı bir şekilde ilişkilendirmiş olan SHP/CHP çizgisinin aynı krizi ta iliklerinde hissetmesi kaçınılmazdı.

    “Globalleşme”, “yükselen piyasalar”, “minimal devlet”, “yönetişim” vs. kavramlarının ezici hegemonyası altında bu çizginin tutanacak hiçbir dalı kalmamıştı. Sonuç plansız, programsız, şaşkın bir Batıcı orta sınıf kalabalığıydı. Bu ortamda, aynı çizginin bir başka sonucu olan Ecevit’in DSP’si, rant ekonomisinin yarattığı kokuşmuşluk ortamında bunalan insanlara dürüst ve tarafsız devlet adamı kimliğiyle bir seçenek vadetti. Bu seçeneğin içinin ne kadar boş olduğu ise kısa sürede anlaşıldı. Bu yıllarda kesin bir biçimde aşınan kavramlardan ve hissiyatlardan bir tanesi de “öncülük” idi. Öncülüğün getirdiği sorumluluk duygusuyla yakından ilişkili olan halkçılık kavramının adı yavaş yavaş duyulmaz oldu. Kendilerine öncü misyonu biçmiş olan Kemalist orta sınıflar neo liberal hegemonya altında bu misyonlarını tamamen unuttular. Bir kısmı kendi geleceklerinin kaygısına düşüp, piyasa fırsatlarından yararlanma amacıyla Özalcı yeni kentli orta-üst sınıflara eklemlendiler. Kalanlar küskün ve dermansızdı. Kaybettikleri öncü konumuyla yakından ilişkili olan halkçı-popülist siyaset tarzını yeni yükselen İslamcı muhalefete kaptırmışlardı.

    Zaten artık halkçılık demode olmaya başlamıştı. Köy köy dolaşıp sorun dinlemek şovdan; alt sınıfların taleplerine duyarlı olmak, olmayan kaynakları dağıtma sözü veren çiğ bir popülizmden ibaret kalmaya başlamıştı.

    Sosyal demokratlarımızın “çağdaşlık” anlayışı artık bu siyaset tarzını eskimiş görmekteydi. Yeni sosyal demokrat, Blair’in gösterdiği “üçüncü yol”da ilerleyen, Batılı, çağdaş yönetişimin ilkelerini kavramış ve bu ilkeleri güya sosyal olan politikalarla harmanlamayı başarabilen bir yeni teknokrat ve yeni profesyoneldi. Ancak Baykal’ın 90’ların ortasında şevkle tutturduğu bu “üçüncü yol” çizgisi de açık bir hezimete uğradı.

    Baykal’ın CHP’si

    1999 hezimeti sonrası Baykal’ın ortaya attığı “Anadolu Solu” teranesinin ne olduğu tam anlaşılamadan, Kemal Derviş’in transferiyle, bir yana bırakılmaya hazırlanan “üçüncü yol” ya da “sosyal-liberal” sentez anlayışı yeniden canlanır gibi oldu. Ancak CHP’nin bir yılı aşkın süredir izlediği politika, hakim olan çizginin devlet bürokrasisinin ve iyice içine kapanarak büzüşmüş Kemalist orta sınıfların kimlik partisi olma çizgisi olduğunu açık bir biçimde gösterdi.

    CHP’de bu çizginin hakim kılınmasında, yukarıda sözü edilen dermansız kalmış “öncü” ruhlu Kemalistler’in 28 Şubat sonrasında ordunun da desteğiyle “Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği” ve “Eğitim Gönüllüleri Vakfı” gibi sivil toplum kuruluşlarıyla yeni bir canlanma yaşamasıydı.

    Mali olanakları ve güçleri açısından hızlı bir büyüme yaşasalar da içinde bulundukları toplumsal izolasyonu aşamayan (ya da böyle bir niyetleri hiç olmayan) bu sivil toplum kuruluşlarının temel derdi, alt sınıfların ekonomik özlem ve taleplerine duyarlı bir biçimde alternatif bir dayanışma ağı kurmak veya sol bir çözüm arayışına bu insanları ortak etmek değildi.

    Bunun yerine, “öncü” sivil toplum çalışanları, soğuk bir elitizmle “çağdaşlık” ve “eğitim” gibi kavramların gücüne sığınarak, yoksulluğun pençesindeki insanların bölücüler ya da şeriatçılar tarafından “istismar” edilmelerini önlemek ve onları Kemalist cumhuriyetçiliğin saflarına katmak için bir karşı propaganda faaliyeti sürdürmeyi önlerine hedef olarak koydular. CHP’nin politik çizgisi, sayıları az da olsa bu Kemalistler’in ideolojik belirleniminden etkilendi.

    Bugün CHP’nin tabanını oluşturanlar, merkezde devletçi-milliyetçi çizgilerinden taviz vermeyen eğitimli orta sınıflar, ANAP’ın çöküşünün ardından kendi partilerini bulamamış olan kentli yeni orta sınıflar ve Batıcı zenginler, eski güzel günlerin özlemiyle yaşayan yedi göbekten Halk Partili kasaba eşrafı ve sayıları iyice azalmış olsa da, CHP’nin solculuğundan medet uman birtakım sendikalı memurlar ve işçilerden ibaret.

    Ancak CHP bu zayıf koalisyonu bile idare edebilme yeteneğinden uzaklaşıyor. Baştaki çekirdek grubun ‘Mülkiyeli’ refleksleri; demokratikleşme ve Kürt sorunu gibi meselelerde öncülük yerine devlet hassasiyetlerini gözeten anlayışı; ekonomi ve sosyal politika alanında vizyonsuzluğu ve alternatifsizliği; ABD’nin işgaline destek olmayı reddeden, ancak Kuzey Irak’a girmeyi savunan şahin milliyetçiliği; insanlara “iktidarda olsalar aynısını kendileri yapardı” dedirten inandırıcılıktan uzak itirazları ve ısrarla ülke meselelerini laik-anti laik kamplaşması içine sığdırma gayretleri CHP’nin giderek miadını dolduran bir sosyolojik grubun kimlik partisi olduğunun kimi göstergeleridir.

    Bu grubun asli üyelerini ulus-devletin aşınan otoritesi yüzünden iktidarı aşınan bürokratlar; kendi Batıcı, steril ve “çağdaş” yaşam tarzlarını herşeyin üzerinde tutan ve ‘yoksul halka çok fazla güvenmemekte ne kadar haklı çıktıklarını’ yükselen İslamcı hareket örneğinde gören; ordunun rejimin bekçisi konumunu ısrarla öven Kemalist orta sınıflar oluşturuyor.

    Ekonomik anlamda ciddi bir tedirginlik yaşamayan bu insanlar, kendi laik ve Batıcı kimliklerini herşeyin üzerinde tutuyorlar ve öncülük akıllarına geldiğinde, “eğitim”in öneminden ve çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin sahip olduğu temel niteliklerden ve bu niteliklerin gerekirse zorla korunmasından söz ediyorlar. Korunması gerektiğine inandıkları şey aslında sosyolojik bir refleksle sahip çıktıkları kendi yaşam tarzları. CHP, kendisinin ezelden beri omurgasını oluşturmuş olan bu kitlenin ruhuna sadık kalarak, kendi devletlu aslına rücu ediyor ve geçmişte yaşadığı solculaşmanın aslında konjonktürel bir durum ve kısaca açılmış, geçici bir parantez olduğunu ilan ediyor.

    CHP’nin önemli işleri!

    CHP ne sosyal politikalarda emekçilerin çıkarlarını koruma; ne ekonomik kalkınma yolunda; ne de demokratikleşme ve insan hakları konusunda Türkiye’nin önüne inandırıcı bir seçenek koyabiliyor.

    AKP’nin mikrokredi gibi, İstanbul’un yoksulluk haritasını çıkarmak, belediyeler aracılığıyla ekmek dağıtmak, iftar çadırları vs. gibi yoksullara yönelik arayış ve politikaları CHP tarafından sadece izleniyor. Oysa bu yardımların “ihsan” niteliği taşıyan düzensiz, enformel, geçici ve keyfi yapısı eleştirilerek, pekâla daha düzenli, gayrişahsi ve saydam bir yardım şebekesi oluşturulması önerilebilir.

    CHP, emekçilerin haklarının tırpanlanmasına karşı sadece Meclis’te değil, sokakta da bir muhalefet örgütlemeye girişebilir. Sömürünün en yoğun bir biçimde yaşandığı enformel sektörün sigortasız işçileri için, işsizlik sigortasının kapsamının genişletmek gibi yeni modeller ve kaynak arayışları önerilebilir. Oysa CHP’nin daha önemli işleri var! Avrupa ülkelerinin sosyal güvenlik sisteminin halihazırdaki tırpanlanmış hali bile Türkiye’nin sahip olduğu sistemin fazlasıyla ilerisinde. Demokratikleşme ve insan hakları konusunda öncü bir rol üstlenerek AB’ye entegrasyon bayrağını taşımaktan geçin, salt Avrupa’dakine benzer bir sosyal güvenlik sistemini ülkeye taşımak adına çaba harcayarak, CHP alt sınıflar nezdinde itibar kazanabilir.

    Oysa Baykal, türban meselesini daha önemli görüyor. Livaneli ve Derviş’in türban konusundaki yorumlarını, “böyle belki oy alabiliriz, ama Türkiye’nin geleceğini de tehlikeye atarız” diye karşılıyor.

    Baykal Türkiye’nin geleceğini ne komşularıyla dostane ilişkiler kuran, sosyal Avrupa’ya eklemlenmiş sosyal bir Türkiye’de, ne de insan hakları ve demokratikleşme konusunda yaşanabilir hale gelmiş, kültürel ve etnik farklılıklarını korkusuzca kabullenmiş bir ülkede görüyor.

    O, bu ülkenin geleceğini türbansız bir üniversitede, türbansız cumhuriyet kokteyllerinde, şehit analarının hassasiyetlerinde, Kıbrıs’ta Denktaş politikalarında, ceberrut YÖK’te, Ata’ya şikayet törenlerinde görüyor.

    Çünkü CHP özgürlük ve demokrasi isteyen vatandaşın, kimliğini özgürce ifade etmek isteyen Aleviler’in ve Kürtler’in, çalışma ve sosyal güvenlik haklarının sonuna kadar takipçisi olan emekçilerin, insanca bir yaşam isteyen yoksulların değil; koltuklarına sıkı sıkıya yapışmış bürokratların, kendi steril, Batıcı hayat tarzlarında doğal bir üstünlük gören miadı dolmuş bir sosyolojik grubun partisi olmayı seçiyor. Sorun da bu tercihin muhalefete verdiği zarardan kaynaklanıyor.


    Emin Alper
    Gelecek Dergisi Sayı 16
    Ocak 2004[/b]
    the whole is more than the sum of its parts

  10. #10
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    Mar 2003
    Mesaj
    19,008
    <div class='quotetop'>QUOTE (Qelebex @ Apr 1 2009, 16:43 ) <{POST_SNAPBACK}></div>
    Siyasetteki her parti illa iktidara oynamak zorunda değil. Ülkede böyle bir hassasiyet var ve bunun temsili önemli. %20'yle otursun orda, açılım falan da yapmasın abuk sabuk, misyonu neyse ona göre ayar versin hükümete.

    Benim CHP ile tek bir sorunum var. İnsanlar sağdı-soldu nedir kafalarında pek net olmadığından CHP=Sol algısı müthiş bir bariyer şu anda. Bu zayıflarsa ortalık güzelleşir. CHP'nin şu an kendini konumladığı yer üzerinde daha şık duruyor.[/b]
    <div class='quotetop'>QUOTE (dimple @ Apr 1 2009, 16:42 ) <{POST_SNAPBACK}></div>
    duzgun merkez bir sag parti dedigin gibi akp 'yi ve chp yi bitirir elbette. ama zaten duzgun bir sag parti olustugunda benim teorime gore chp'ye gerek kalmiyor[/b]
    Qelo'nun da bakış açısı kayda değer.

    Düzgün merkez sağ parti olsun, bir kere AKP rezilliği ortadan kalksın, CHP çok oy kaybeder elbet. CHP kabuk değiştirmek zorunda kalsın. CHP'den gerçek bir sol parti yaratılabilirse iyi olur, paralı pullu. :kirp:

    Kurcalayamayın fazla. Hadi Mesut yap hamleni. ya da her kimse. Kurun şu partiyi
    I could be bounded in a nutshell and count myself king of infinite space.

  11. #11
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    Jun 2004
    Nerden
    Dublin
    Mesaj
    10,755
    chp'nin misyonunu tamamlamis ve secmeninin nesli tukenmis bir parti oldugunu dusunmuyorum. neticede "sosyal demokrat" sifatinin karsiligi liberal ekonominin ezdigi dusuk ve orta gelir gruplarina her zaman hitap eder. partinin yapisi ve bunun getirdigi liderler grubu bunun farkinda degilse ve bunu kullanmiyorsa yapacak birsey yok. ismi shp iken "sizi limon gibi sikiyorlar" slogani ve inonu'nun limonlu afisleriyle %40'lara kadar cikmislardi, unuttunuz mu? sonra yasaklar affedildi, eski partiler kuruldu ve baykal faktoru devreye girdi. baykal'in partiye ve memlekete verdigi en buyuk zarar da bu oldu zaten...

    bugunun chp'si cok kisitli bir grubun oyunu alabilir. sirf demokratik olmadigi icin oy vermeyecek grup (benim de icinde oldugum) cok marjinal, dolayisiyla esas problem o degil. esas problem guven sorunu ve derdini halka anlatma sorunu. neymis, projelermis. cocuk mu kandiriyorsun, ne projesi. tabii ki her partinin ufak tefek projeleri olur ama esas onemli projeler zaten partilerustudur, dtp'de vs. kararlastirilir ve bakanliklar da bunlari uygular. x partisi gelince eski projeler duracak yenilerine mi baslanacak yani. o anlamda "projeler" sadece secmeni kandirmak icin soz konusu olabilir, bunu da akp iyi yapti bu gune kadar...

    guven sorununu asmak icin baykal ve hardcore tayfanin eceliyle olmesi gerekiyor... ya da partinin tabanindan gelen baskiya dayanamayip gitmeleri. yoksa guven muven hak getire... derdini anlatma sorunu bu ilk sorun asildiktan sonra kolay. kafasi calisan herkes yapabilir... dolayisiyla ben chp'nin gelecegine pozitif bakiyorum. ayrica bu partinin degismemis oldugu fikrine de katilmiyorum. tek parti doneminde, menderes'e muhalefet doneminde, seksen oncesinde, shp olarak ve baykal doneminde farkli partiler bunlar. degismeyen sey ataturk imgesi. o da zaten sadece bir imge.
    -)--------

  12. #12
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    Jul 2001
    Nerden
    dardanella
    Mesaj
    33,875
    <div class='quotetop'>QUOTE (Tortured_Fragile_Mind @ Apr 1 2009, 13:06 ) <{POST_SNAPBACK}></div>
    Topic CHP nasıl kurtulur, ayağa kalkar sorgulamasının yapıldığı bir kıvama geldi [/b]
    Her şeyi kurtarıyorlar ya,onu da kurtarırlar..sevgli uzaylılar..
    “bon pour l'orient”

  13. #13
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    Mar 2003
    Mesaj
    19,008
    Kurtarmaya uğraşan kim, post çıkarmaya çalışıyoruz
    I could be bounded in a nutshell and count myself king of infinite space.

  14. #14
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    Jul 2001
    Nerden
    dardanella
    Mesaj
    33,875
    Yahu elleşmeyin ebedi muhalefete..

    Onların görevi hizipçilik ve muhalefet.Başına kim gelse farketmez.Muhaliflikleri de ayrıdır ama.Beşyüz milletvekilinden on tanesi CHP olsun yeter,fazlalığı dert olur.
    “bon pour l'orient”

  15. #15
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    Sep 2001
    Mesaj
    11,954
    <div class='quotetop'>QUOTE </div>
    Baykal'a gizli kamera şoku!

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, internette yayınlanan görüntülerle ilgili olarak soruşturma başlattı

    İslamcı kesime yakınlığı ile bilinen Vakit gazetesinin internetteki haber sitesi önemli bir iddia ortaya attı.

    “Bir parti liderinin seks videosu” başlığı ile yayınlanan haberdeki videoda, Deniz Baykal ve ona yakın olarak bilinen bir kadın milletvekilinin birlikte olduğu ileri sürülen yatak odası gizli kamera görüntüleri yer aldı.

    Görüntüler kısa bir süre sonra yayından çekildi. Ardından Youtube'a konuldu.Baykal'ın yakın çevresine "Büyük bir hukuki mücadele başlatacağım" dediği belirtiliyor.

    SAVCILIKTAN GÖRÜNTÜLERE SORUŞTURMA .

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’a ait olduğu iddia edilen ve bazı internet sitelerinde yayımlanan görüntülerle ilgili olarak soruşturma başlattı.

    http://www.milliyet.com.tr/baykal-a-gizli-...896/default.htm[/b]
    Deniz Baykal basilmis diyorlar, ama videoya bakarsan, ben cok benzetemedim.. bir de boyle birsey amerika da falan adami goturur de, burada adamda yas 70, is bitmemis derler, aynen devam eder

    <div align='left'>
    <object width="480" height="385">
    <param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/X6pZha9yWAk"></param>
    <param name="allowFullScreen" value="true"></param>
    <param name="allowscriptaccess" value="always"></param>
    <embed src="http://www.youtube.com/v/X6pZha9yWAk" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="480" height="385"></embed>
    </object>
    </div>
    arkasi gelmez dertlerimin...

  16. #16
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    Jul 2001
    Nerden
    dardanella
    Mesaj
    33,875
    <div class='quotetop'>QUOTE </div>
    Vakit gazetesinin[/b]
    ahlaksız herifler.
    “bon pour l'orient”

  17. #17
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    Jun 2004
    Mesaj
    2,165
    videoyu kaldirmislar, goremedik, baykal o iside beceremiyordur buna adim kadar eminim


  18. #18
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    Mar 2003
    Mesaj
    19,008
    <div class='quotetop'>QUOTE (haluk @ May 7 2010, 22:57 ) <{POST_SNAPBACK}></div>
    videoyu kaldirmislar, goremedik, baykal o iside beceremiyordur buna adim kadar eminim [/b]
    Baykal "beceren" rolünde olsa kaldırtmazlardı video'yu.
    I could be bounded in a nutshell and count myself king of infinite space.

  19. #19
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    Sep 2001
    Mesaj
    11,954
    ortalik yine karismis.. simdi de baykal a suikast plani iddiasi var, ve chp sarigul u ima ediyor.. kusura bakmayin ama ben bugunku kotamdan 3 tane kullanacagim..

    <div class='quotetop'>QUOTE </div>


    http://www.milliyet.com.tr/baykal-a-suikas...330/default.htm

    Baykal'a suikast ihbarı

    CHP Genel Sekreteri Önder Sav, İstanbul Emniyeti'ne Deniz Baykal'a yönelik bir suikast ihbarı yapıldığını açıkladı. İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın da, suikast ihbarının doğru olduğunu ancak henüz bir gözaltının olmadığını belirtti.

    CHP Genel Sekreteri Önder Sav, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’a yapılması planlanan bir suikastı haber alarak konuyu hassasiyetle incelediklerini belirterek, "Hiçbir katkıda bulunmadan İstanbul Emniyet Müdürlüğüne yapılmış olan bir ihbarı aynen size aktaracağım. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Müdürlüğüne yapılmış bir ihbar: (Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ı vur emri verdi)" dedi.

    Sav, CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyeleriyle düzenlediği basın toplantısında, bir ihbardan yola çıkarak "hangi konularda ne tür saldırılarla yüzyüze olduklarını" paylaşmak istediklerini söyledi. Sav, şöyle konuştu: "Hiçbir katkıda bulunmadan İstanbul Emniyet Müdürlüğüne yapılmış olan bir ihbarı aynen size aktaracağım. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Müdürlüğüne yapılmış bir ihbar: ’Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ı vur emri verdi’ Sarıgül, Şişli Belediye Başkan Yardımcısı Osman Şevket Aslan aracılığıyla aralarında daha önce husumet bulunan ya da öyle olduğu sanılan organize suç örgütü lideri Mithat Yılmaz’a, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ı her iki dizinden vurması için talimat verdi. Belirsiz kaynaklı 300 bin dolar nakit para belediye kasasından alınarak Osman Şevket Aslan tarafından Şişli Kasap Sokak Eser İş Merkezi A Blok No: 16/7 adresinde bulunan 2A Gıda Pazarlama Limited şirketi, Mithat Yılmaz’ın paravan şirketi olduğu ifade ediliyor. Şirketinden bizzat Mithat Yılmaz’a avans olarak verilmiştir. İşin bitiminde 450 bin dolar daha ödenmek üzere 750 bin dolara anlaşma hazırlanmıştır. Osman Şevket Aslan ile Mithat Yılmaz, yüzyüze olmadığı durumlarda kriptolu telefonlar ile bağlantı kurmaktalar. Mithat Yılmaz’ın iki adamında daha bu kriptolu telefonlardan bulunmaktadır."

    Suikastın planların ertelenmesi nedeniyle gerçekleşmediğini dile getiren Sav, "Böyle bir olay gerçekleşmedi, bizim bu olayı hassasiyetle izlediğimiz günlerde başka bir olay gerçekleşti" dedi. Önder Sav, sözlerini şöyle sürdürdü: "O da bir dikkate değer ayrı bir konudur. O konunun detayına girmeyeceğim, o konu ayrı boyutta, ayrı kulvarda, kendisinin özel gizlilik kuralları içinde yargı ile CHP arasında işliyor, işletiliyor. Bizim üzerinde duracağımız konu bu. CHP, bu tür davranışlara, bu tür saldırılara ilk kez muhatapolmuyor. Daha önce de Sayın Genel Başkanın Avrupa’da bir bankaya para aktardığı şeklinde yakışıksız ihbarlar, ABD’nin çok gizli servisi başlıklı kağıtlarıyla Türkiye’de sirküle edildi, o da çok önemli bir kurultayın öncesine rastladı. Avrupa’nın hiçbir yerinde, dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir bankasında bir kuruşluk hesabı olmayan bir siyasi lider için bu yakıştırmalar yapıldı. Maalesef dışarıdan ve içeriden pompalandı, malzeme yapıldı ve bunun kuru bir gürültüden öteye gitmediği CHP tarafından kanıtlandı."[/b]
    arkasi gelmez dertlerimin...

  20. #20
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    Dec 2002
    Mesaj
    7,184
    <div class='quotetop'>QUOTE (plasenta @ May 8 2010, 16:48 ) <{POST_SNAPBACK}></div>
    Baykal "beceren" rolünde olsa kaldırtmazlardı video'yu. [/b]
    tersine, "biz daha bitmedik, dimdik ayaktayiz" mesaji vermis olmak icin de yayinlatmis olabilir. bunla ikna olmayanlara filmin arasindaki bolumleri de koyarim mesaji gonderiyor bence.

    millet boyle islere sasiriyor, sanki adam parti lideri olunca farkli olacak. sirkette yonetici sekreterini dudukluyor normal, parti lideri sekreterini dudkleyince inanamiyor kimse. ikisi de etten kemikten insanlar ne farki var ki , olamaz deniyor.

  21. #21
    Senior Member Istanbulguy Üyenin Avatarı
    Üyelik Tarihi
    Jan 2004
    Mesaj
    2,501
    <div class='quotetop'>QUOTE (okkesus @ May 9 2010, 00:11 ) <{POST_SNAPBACK}></div>
    ortalik yine karismis.. simdi de baykal a suikast plani iddiasi var, ve chp sarigul u ima ediyor.. kusura bakmayin ama ben bugunku kotamdan 3 tane kullanacagim.. [/b]
    'Camur at, izi kalsin' hesabi.....Sarigul (ve yeni siyasi olusumu) karalanmak isteniyor. Sarigul'cu filan degilim ama bunun buyuk ihtimalle boyle oldugu sizce de acik degil mi ?

    Cem
    Ti-lilililililililililililili

    Ha haaaaaaaayt

  22. #22
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    Aug 2003
    Mesaj
    11,890
    Darbe planları TSK'ya çamur atmak için mi?
    if you are reading this then warning is for you. every word you read of this useless fine print is another second off your life. don&#39;t you have other things to do? is your life so empty that you honestly can&#39;t think of a better way to spend these moments? or are you so impressed with authority that you give respect and credence to all who claim it? do you read everything you&#39;re supposed to read? do you think everything you&#39;re supposed to think? buy what you&#39;re told you should want? get out of your apartment. meet a member of the opposite sex. stop the exessive shopping and masturbation. quit your job. start a fight. prove you&#39;re alive. if you dont claim your humanity you wil become a statistic. you have been warned

  23. #23
    Senior Member Istanbulguy Üyenin Avatarı
    Üyelik Tarihi
    Jan 2004
    Mesaj
    2,501

    Ben, sadece, Sarigul'u boyle bir seyle itham etmenin cok abes ve cirkin oldugunu dusundugumu belirttim. Sen ihtimal veriyor musun ki bu iddianin dogru olmasina ?

    Cem
    Ti-lilililililililililililili

    Ha haaaaaaaayt

  24. #24
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    Jun 2004
    Nerden
    Dublin
    Mesaj
    10,755
    <div class='quotetop'>QUOTE (Istanbulguy @ May 9 2010, 02:36 ) <{POST_SNAPBACK}></div>
    'Camur at, izi kalsin' hesabi.....Sarigul (ve yeni siyasi olusumu) karalanmak isteniyor. Sarigul'cu filan degilim ama bunun buyuk ihtimalle boyle oldugu sizce de acik degil mi ?

    Cem[/b]
    bence acik olan hicbirsey yok henuz. pesin hukum vermek yanlis...
    -)--------

  25. #25
    Senior Member
    Üyelik Tarihi
    Aug 2003
    Mesaj
    11,890
    <div class='quotetop'>QUOTE (Istanbulguy @ May 9 2010, 18:11 ) <{POST_SNAPBACK}></div>
    Ben, sadece, Sarigul'u boyle bir seyle itham etmenin cok abes ve cirkin oldugunu dusundugumu belirttim. Sen ihtimal veriyor musun ki bu iddianin dogru olmasina ?

    Cem[/b]
    Sadece duydum olayı, detay bilmiyorum ki.
    if you are reading this then warning is for you. every word you read of this useless fine print is another second off your life. don&#39;t you have other things to do? is your life so empty that you honestly can&#39;t think of a better way to spend these moments? or are you so impressed with authority that you give respect and credence to all who claim it? do you read everything you&#39;re supposed to read? do you think everything you&#39;re supposed to think? buy what you&#39;re told you should want? get out of your apartment. meet a member of the opposite sex. stop the exessive shopping and masturbation. quit your job. start a fight. prove you&#39;re alive. if you dont claim your humanity you wil become a statistic. you have been warned

+ Konuyu Cevapla
Sayfa 1 - Toplam 7 1 2 3 ... SonSon

Mesaj Yetkileriniz

  • Yeni konu açmaya yetkiniz yok
  • Cevap yazmaya yetkiniz yok
  • Eklenti yüklemeye yetkiniz yok
  • Mesajınızı düzeltmeye yetkiniz yok