Help - Search - Members - Calendar
Full Version: Gulsek mi, aglasak mi dedirten yazilar
Omuzomuza > Sosyal Forumlar > Omuz Kafe
Istanbulguy
Az once, Net'te ordan oraya gezinirken denk geldi bana bu.....yaklasik 1 senelik bir yazi ama idare edin iste smiley.gif

Ya, bu yazdiklarini gercekten dusunuyor olabilir mi sizce...yoksa milleti provoke etmek mi amaci ? Ya, dincilerin zirvaliklarina alisigiz ama bu kadari da pes dedirtiyor.

Cem

********************************************************************************


http://www.habervaktim.com/yazar/14346/ins...akibetleri.html

Mevlüt Özcan - Milli Gazete
2009-05-21


--------------------------------------------------------------------------------

İnsanlara domuz yedirenlerin akıbetleri

Biyolojik olarak insan, ortalama 150 yıl yaşayabilir. Günümüzde domuz eti ve diğer kısımları yenmiyen yerlerde meselâ, Kafkasya'da 130-150 yaşlarında sihhatli insanlar yaşıyorlar.

Domuz mamullerinde grip virüsünün mevcudiyetinden şüphe yoktur.Günümüzde bu "domuz gribi" olarak çok yaygındır. Kim domuz mamullerini doğrudan veya yiyeceklere katılmış olarak yerse (ki, bunlar her çeşit sucuk, salam ve sosislerde mevcuttur) otomatik olarak grip virüsünü de almış olur. Bu virüs vücutta en müsait olan akciğer dokularına gider ve yerleşir. Orada gelişmesi için müsait bir ortam buluncaya kadar bekler. Meselâ ilkbaharda vitamin eksikliği sebebiyle hastalık çoğalır, grip salgını her tarafta kol gezer.

Domuz mamullerinin tam bir insan zehiri olduğu isbat edilmiştir.Domuz denilen zehir vücuda alınınca, vücudun normal zehir atma organları tarafından atılması mümkün değildir.Yani urin, nefes yolları, dışkı, ter ve deri yollarından bu zehir atılamaz. Bu zehir sadece hastalık şekillerinden iltihaplar, iç ve dış iltihaplı hastalıklar... gibi yollarla insan vücudundan atılabilir. Çünkü insan vücudu, domuz etinde ve diğer kısımlarında mevcut olan zehiri tabii yollarla atabilecek bir durumda yaratılmamıştır. Vücut derhal zorlanarak akıl almaz hastalıklara düçar olur.Bu hastalıkları daha sonraki yazılarımızda inşaallah ele alacağaz.

Domuz mamullerini yiyen insanlarda domuz melaneti vücuda yerleşir. Böylece zamanla o insanlar domuza benzemeye başlarlar.

Biliyor musunuz?

Domuz ve saksağan eşcinseldir. Dünyada sadece bu iki hayvan eşcinseldir.Bir de özellikle son yıllarda insan neslinden eşcinsel olanların sayısı tahminlerin üzerinde bir düzeyde seyretmektedir.Bugün Avrupa ve Amerika gibi ülkelerde eşcinsellik tahmin bile edilemez miktarlara ulaşmıştır. Bu ülkelerde eşcinsellerin birbirleriyle resmi evlilikleri devletlerce kayıt altına alınmaktadır. Bunun domuz mamullerini yemekle çok yakından alakası vardır.

Ülkemizde de durum hiç içaçıcı değildir. En küçük kasabalara varıncaya kadar umumi helâların kabin kapılarının arkasına yazılan ilanlar durumun vehametini göstermektedir. Her ne kadar bunlar görmezden gelinse de yakın bir zamanda büyük patlamalara sebebiyet vereceği açıktır. Ülkemizde de bu kasırganın, domuz mamullerinin ne kadar çok tüketildiğinin ve meydana getireceği belânın boyutlarını göstermektedir.

Hükümet domuz mamullerinin kasaplarda, market reyonlarında satılmasına izin vermekle, 2 domuzu olana domuz yetiştirme kredisi açmakla, domuz çiftliklerini çoğaltma zemini hazırlamakla ülkemizin idam sehpasını kurmuştur. "Domuz gribi" bu sehbanın başına geçen celattır. Bu cellat kimlerin ilk elde ipin çekecek, ömrü olanlar buna şahit olacaklardır.Şunu da ifade etmiş olalım: Domuz yetiştirilmesine kolaylıklar sağlayanlar, yetiştirenler, milletimize bu hayvanın mamullerini habersizce yedirenler dünya ve ahirette bunun bedelini çok ağır ödeyeceklerdir. Bunun böyle olması da Allah (CC)'ın adaletinin sonucudur.
blackdahlia
yaziyi okumadim ama tahmin ediyorum. Allaa sukur memleketimde cahil ya da aptal ya da okuz insan sayisi hatri sayilir miktarda mevcut. "normal" gazeteleri okuyup zaten guluyoruz agliyoruz uzuluyoruz sinirleniyoruz. Bi de milli gazetede mevlut agabeyi okumaya ne gerek?
Tortured_Fragile_Mind
Linkte diğer yazıları var, nefis. Tip de yakıyor.

Temiz amca hahaha.gif
epeci
130-150 yil dedigi hangi takvime gore acaba?
elma
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aTy...p;CategoryID=77

bu kafaya ne içip geliyorlar acaba?

pilot elma
Istanbulguy
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aTy...p;CategoryID=77

Dernegin adina bakar misiniz bir de...Insani Hak ve Hurriyetler dernegi !

Cem
okkesus
QUOTE
http://www.milliyet.com.tr/japonlari-kandi...008/default.htm

Japonları kandıran Türk

Tokyo Üniversitesi, “130 yıllık tarihimizde böyle bir şey yaşamadık” diyerek Anılır’ı işten attı, doktorluk unvanını iptal etti

Vatan gazetesinden Uğur Koçbaş'ın haberine göre, dünyanın en iyi 10 üniversitesinden biri olan Japonya’nın en prestijli okulu Tokyo Üniversitesi’nde “Türk bilim sahtekarı” şoku yaşanıyor.

“Uzay Asansörü” adlı projesiyle Japon ve dünya basınına konu olan, NASA’da iki yıl astronotluk eğitimi alarak “İlk Türk astronot” olduğu iddiasıyla ortaya çıkan Serkan Anılır, Japonya’yı karıştırdı.

2003 yılında Tokyo Üniversitesi’ne verdiği doktora tezinin yüzde 40’ı “aşırma” çıkınca bir anda ülkede bilim dünyasının tüm şimşeklerini üzerine çekti. Anılır’ın Türk Ulaştırma Bakanlığı’nın kendisini NASA’ya gönderdiğine dair belgenin de sahte olduğunun belirlenmesinin ardından yardımcı doçent olarak görev yaptığı Tokyo Üniversitesi, 37 yaşındaki Türk’ün doktora tezini iptal etti, üniversite ile ilişiğini kesti. Rektör Junichi Hamada, Yomiuri Shimbun gazetesine yaptığı açıklamada, “Şok içindeyiz. Bu inanılmaz bir durum. 130 yıllık tarihimizde hiçbir doktora tezini iptal etmedik, kimseyi görevden atmadık” dedi ve Anılır’ın doktora tezini kabul eden heyet hakkında da soruşturma açıldığını duyurdu. Anılır’ın internet sitesinde yayınladığı astronot fotoğrafının da fotomontaj olduğu ortaya çıktı. Illinois Üniversitesi ve İTÜ mezunu olduğunu belirten Türk’ün, bu okullarla da bir ilişiği olmadığı tespit edildi.


TÜRKİYE'YE DÖNDÜ

2001 yılında kendisiyle Tokyo Üniversitesi’nde eğitim aldığını söyleyen bir Türk okul arkadaşı, “Onun bir yalancı olduğunu herkes bilirdi. Ama yalanlarıyla çok eğlenirdik. Bir keresinde odasında sahte bir NASA kimliği hazırlarken bile gördük. Bu yalanlarının eninde sonunda başına bir bela açacağı belliydi” dedi. Gelişmeler üzerine daha önce Anılır’ı yere göğe sığdıramayan Japon basını özür yazıları yayınladı. Japonya Uzay Geliştirme Ajansı da, Anılır’a ait olmadığını tespit ettiği 4 makalesini kronolojik listeden çıkardı. Anılır’ın kitabını basan yayınevi ise kitabın basımını durdurduğunu açıkladı.

Hakkında belgede sahtecilik, intihal ve nitelikli dolandırıcılıktan soruşturma açıldı. Fahri Büyükelçilik yaptığı Wakayama vilayeti Kushimoto ilçesi verdiği bu fahri elçilik ünvanını geri aldı. Anılır, hakkındaki bu olayların ardından Japonya’dan ayrılarak Türkiye’ye geri döndü.


BEN ZATEN BIRAKACAKTIM!

Anılır, kişisel internet sitesinde yaptığı açıklamada, “Ben zaten işi bırakmak için başvurmuştum” ifadesini kullandı: Bir doktora öğrencisi olarak yazdığım ilk tezdi. O yüzden de alıntı yaptığım yerlere numara verip kaynak belirtme olayından haberim yoktu. Basit bir hatamdan kaynaklandı. Zaten işten ayrılmak için başvurmuştum. Astronot fotoğrafı da Houston’da eğlence için yapılmış bir fotomontajdı, biyografimde yer vermek hataydı.

ANILIR’DAN İNCİLER

Astronotum, olimpiyat şampiyonuyum, yazarım.

* Türkiye’nin ilk resmi astronot adayı olarak Ulaştırma Bakanlığı tarafından NASA’ya gönderildim. 2 yıl astronotluk eğitimi aldım. (Belge ve fotoğrafı sahte çıktı) * Beni NASA’ya Türk Hava Kuvvetleri Komutanı tavsiye etti.

* Türk Milli Kayak Takımı’nda yer aldım. Olimpiyat madalyası kazandım.

* Illinois Üniversitesi ve İTÜ mezunuyum. (Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık mezunu)

* 2003 Sapacean Uzay Konferansı’nda bildiri sundum. (Katılımcı bile değildi)

* Japon Uzay Fiziği Departmanı Başkanıyım. (Öyle bir departman yok)

* Amerikan Onur Madalyası sahibiyim. (Birkaç bin dolara satın alınabilen bir ödül çıktı)

* Tokyo Üniversitesi’nin ilk yabancı yardımcı doçentiyim. (Başka birçok yabancı yardımcı doçent görev yapmış)


TÜRK BASININI DA KANDIRDI

Anılır, Türkiye’de birçok bilim konferansında katılımcı olarak yer aldı. Birçok TV kanalına röportaj verdi. İşte Türk basınında şimdiye kadar Anılır ile ilgili çıkan haberlerin başlıklarından örnekler:

* Japonya’daki süper beynimiz.

* İlk Türk astronot adayı

* Türk Bilim Adamı’nın Uzay Asansörü: ATA

* Uluslararası alanda yıldızı parlayan Türk bilimadamı

* Japonlar’ın Türk samurayı


kop.gif kop.gif

eleman Turk zekasini!!! gostermis cumle aleme.. bundan sonra japonlar turkiye den adam alirken 10 kere dusunur.. cekic.gif

yalniz bu adam asmis kesinlikle http://anilir.blogcu.com/ lol.gif

benzer bir olay, sahtekarlik yapan ODTU lu (aslinda ODTU lu degil, baska anadolu universitelerinde doktora yapmak icin ODTU ye gelmis) doktora ogrencilerinin asirarak 10 kusur tane fizik makalesi yazmasiyla olmustu. dunyanin en saygin bilim dergisi "There are some cultures in which plagiarism is not even regarded as deplorable." demisti bu yazida.. http://www.nature.com/nature/journal/v449/...ll/449008b.html cekic.gif cekic.gif

boyle adamlarin actigi yara, cok uzun sure duzelmez. butun bilim dunyasinda, Turkler uckagitcidir gibi bir onyargi ister istemez olustu maalesef. artik turkiye den bir makale gonderdiginde, insanlar iki kere dusunmeye basliyorlar, ve cok emin degillerse direkt reddediyorlar.. hele bu adamlar, kendilerini de piskin piskin savunmuyorlar mi, insan cinnet.gif cinnet.gif oluyor ister istemez..
blackdahlia
ben de cok sinirleniyorum boyle insanciklara karate.gif bir de ozru kabahatinden buyuk: "Bir doktora öğrencisi olarak yazdığım ilk tezdi. O yüzden de alıntı yaptığım yerlere numara verip kaynak belirtme olayından haberim yoktu."

epeci
turk zekasini degil de japon safligini gostermis demek daha dogru olur herhalde. insan bir merak etmez mi, kimle calismis bu adam nasa'da diye, arayip sormaz mi, ne dusunuyorsunuz diye...

hoduk herifler
okkesus
QUOTE (epeci @ May 3 2010, 19:14 ) *
turk zekasini degil de japon safligini gostermis demek daha dogru olur herhalde. insan bir merak etmez mi, kimle calismis bu adam nasa'da diye, arayip sormaz mi, ne dusunuyorsunuz diye...

hoduk herifler


nasrettin hoca nin hirsizin hic mi sucu yok hikayesine benzemis.. turkiye'de senin bahsettigin sebepten dolayi, herseyde bir guvensizlik, ve bundan kaynaklanan oldukca ciddi bir burokrasi, is yavasligi, vs.. tubitak bir grant verecekken, aha bu adam kesin bu parayi kotuye kullanacak gozuyle bakip, verecegi parayi on takla attirarak veriyor, ve bircok kaliteli insan sirf bunlardan dolayi tubitak tan grant e basvurmuyor, ne ugrasacam bu adamlarla diye.. gerci tubitak da haksiz degil tabii ki bu politikalari duzenlerken, turk zekasiyla cok karsilasmislar maalesef..

abd de ise, japonya ya benzer bir, "sonsuz guven" anlayisi var.. orada, adamin kendini gelistirmesine, kendince kendisi icin en iyi olani elde etmeye calisacagina ve kendine yatirim yaptigina inanilip, kontrol mekanizmasini tamamen adama birakiyorlar.. mesela caltech de butun sinavlar undergrad-grad hepsi dahil, take-home sinavidir. honor code a gore, sinavin ilk sayfasina, ben bu sinavda kopya cekmedim diye yazar, imzalarsin, ve bu hoca icin yeterlidir. cunku herseyden once, kendin icin ogrendigine inanilir, ve insanlara guvenilir.. ben bunun, ozellikle bilim ortaminda cok ideal ve cok faydali olduguna inaniyorum..

yanlis olan, bana gore bizdeki guvensizlik/cakallik degil, oradaki guven/honor code ortami..
epeci
QUOTE (okkesus @ May 3 2010, 17:29 ) *
nasrettin hoca nin hirsizin hic mi sucu yok hikayesine benzemis.. turkiye'de senin bahsettigin sebepten dolayi, herseyde bir guvensizlik, ve bundan kaynaklanan oldukca ciddi bir burokrasi, is yavasligi, vs.. tubitak bir grant verecekken, aha bu adam kesin bu parayi kotuye kullanacak gozuyle bakip, verecegi parayi on takla attirarak veriyor, ve bircok kaliteli insan sirf bunlardan dolayi tubitak tan grant e basvurmuyor, ne ugrasacam bu adamlarla diye.. gerci tubitak da haksiz degil tabii ki bu politikalari duzenlerken, turk zekasiyla cok karsilasmislar maalesef..

abd de ise, japonya ya benzer bir, "sonsuz guven" anlayisi var.. orada, adamin kendini gelistirmesine, kendince kendisi icin en iyi olani elde etmeye calisacagina ve kendine yatirim yaptigina inanilip, kontrol mekanizmasini tamamen adama birakiyorlar.. mesela caltech de butun sinavlar undergrad-grad hepsi dahil, take-home sinavidir. honor code a gore, sinavin ilk sayfasina, ben bu sinavda kopya cekmedim diye yazar, imzalarsin, ve bu hoca icin yeterlidir. cunku herseyden once, kendin icin ogrendigine inanilir, ve insanlara guvenilir.. ben bunun, ozellikle bilim ortaminda cok ideal ve cok faydali olduguna inaniyorum..

yanlis olan, bana gore bizdeki guvensizlik/cakallik degil, oradaki guven/honor code ortami..

son cumlenin tersini soylemek istedin galiba.

benim itirazim uckagitcilar hic yokmus gibi davranip sonra sulun osman tarafindan tokatlaninca aaa bilmiyorduk, cok uzulduk diye hayiflanmaya...
sen iyi niyetli olabilirsin ama herkesin de senin gibi oldugunu varsayamazsin. uckagida gelmemek icin elinden geleni yapman lazim. mesele hirsizin sucu var/yok degil, hirsiz yokmus gibi davranmak.
okkesus
QUOTE (epeci @ May 3 2010, 20:28 ) *
son cumlenin tersini soylemek istedin galiba.

benim itirazim uckagitcilar hic yokmus gibi davranip sonra sulun osman tarafindan tokatlaninca aaa bilmiyorduk, cok uzulduk diye hayiflanmaya...
sen iyi niyetli olabilirsin ama herkesin de senin gibi oldugunu varsayamazsin. uckagida gelmemek icin elinden geleni yapman lazim. mesele hirsizin sucu var/yok degil, hirsiz yokmus gibi davranmak.


evet, son cumle tersi olacak.. adamlarin tarihinde ilk defa olmus bir olay.. adamlarin boyle birseyin olabilecegini hic dusunmemis olmalari bence cok guzel bir olay.. biz icine etmisiz guzel ortamin, o ayri..

aklima galaxy quest diye bir film vardi, o geldi.. cok guzel bir komediydi, tavsiye ederim.. orada da hikaye, yalan nedir bilmeyen bir medeniyetin olaylari yorumlama sekliydi.. adamlarin yalancilik ve sahtekarlikla karsilasmamis olmamalari, ve buna gore onlem almamis olmalari bana gore ayiplanacak birsey degil.. ben ilk gittigimde, bu ortam beni cok pozitif etkilemisti.. guvensizlige gore onlem almanin getirileri yaninda, ciddi dezavantajlari var.. guven ortaminin yaptigi katkilari yoketmek gibi kirp.gif
epeci
QUOTE (okkesus @ May 3 2010, 18:45 ) *
aklima galaxy quest diye bir film vardi, o geldi.. cok guzel bir komediydi, tavsiye ederim.. orada da hikaye, yalan nedir bilmeyen bir medeniyetin olaylari yorumlama sekliydi.. adamlarin yalancilik ve sahtekarlikla karsilasmamis olmamalari, ve buna gore onlem almamis olmalari bana gore ayiplanacak birsey degil.. ben ilk gittigimde, bu ortam beni cok pozitif etkilemisti.. guvensizlige gore onlem almanin getirileri yaninda, ciddi dezavantajlari var.. guven ortaminin yaptigi katkilari yoketmek gibi kirp.gif

bence kuculen dunyada kimsenin bizim duzenimiz boyle gelenlere de guveniriz, uckagit aramayiz deme hakki yok.
senin verdigin pozitif katkiyi anliyorum da burada sanki biraz farkli. sistem seni adam yerine koyuyor, uc kagit yapma zarari kendine diyor. sen de buna uyuyorsun zira uckagitci degilsin. oteki tarafta herif kendisini yanlis tanitarak geliyor ve duzenden bir fayda sagliyor. zarari kendine degil katildigi kuruma. senin orneginde kurum en fazla haksiz rekabete imkan tanimis olacak (egitim anlaminda degil not anlaminda), bu ornekte kurum hem prestij kaybediyor hem de bu herifin yerine almasi gereken kisiye haksizlik etmis oluyor.
Tortured_Fragile_Mind
Arkadaş Japonya'daydı geçen hafta. Havalimanından şehir merkezine gelmek 40 $, Tokto-Osaka 300 $. Bu bahsettiğim taksi, uçak ücreti değil. Otoban ücreti hahaha.gif

Manyak bunlar seytani.gif seytani.gif
SINO
QUOTE (epeci @ May 3 2010, 19:14 ) *
turk zekasini degil de japon safligini gostermis demek daha dogru olur herhalde. insan bir merak etmez mi, kimle calismis bu adam nasa'da diye, arayip sormaz mi, ne dusunuyorsunuz diye...

hoduk herifler


Hayır elemanın tipi de "sahtekarım" diye bağırıyor.
Istanbulguy

http://www.lambdaistanbul.org/php/main.php...p;icerikID=9526

Bunu bu topige koydum cunku haberin uzucu yani, escinsel karsitligi tarafi....komik tarafi ise bazilarinin escinselligin 'tesvik edilebilir' bir sey oldugunu dusunuyor olmalari.

Bizde de bu tur kafalar cok var tabi maalesef.


Cem
Tortured_Fragile_Mind
Banka networkü şöyle bir uyarı verdi. Açamadım hahaha.gif

This Websense category is filtered: Gay or Lesbian or Bisexual Interest.
Istanbulguy
QUOTE (Tortured_Fragile_Mind @ May 10 2010, 14:32 ) *
Banka networkü şöyle bir uyarı verdi. Açamadım hahaha.gif

This Websense category is filtered: Gay or Lesbian or Bisexual Interest.


hahaha.gif

Bu da, basli basina 'gulsek mi aglasak mi' durumu olmus.

Cem
haluk
QUOTE (Istanbulguy @ May 10 2010, 13:23 ) *
http://www.lambdaistanbul.org/php/main.php...p;icerikID=9526

Bunu bu topige koydum cunku haberin uzucu yani, escinsel karsitligi tarafi....komik tarafi ise bazilarinin escinselligin 'tesvik edilebilir' bir sey oldugunu dusunuyor olmalari.

Bizde de bu tur kafalar cok var tabi maalesef.


Cem



iranin baskani ahmedinejat "iranda escinsel yoktur" diye buyurmustu gecen sene lol.gif
vardir bir kerameti elbet bu adamlarin...
BlueSilence
QUOTE
Fenerbahçe Teknik Direktörü Christoph Daum ile ilgili açıklamalarıyla gündem olan Kasımpaşa Teknik Direktörü Yılmaz Vural, İzmir'den yine meslektaşına yüklendi.

İzmir Gücü Spor Vakfı (İZVAK)'nın Türk Ekonomi Bankası (TEB) ve İzmir Ticaret Odası (İZTO) Eğitim ve Sağlık Vakfı sponsorluğunda düzenlediği Ayın Başarılıları Yarışması'nın nisan ayı jüri toplantısına misafir olan Vural, Her zaman için Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş'tan birinin başına bir Türk antrenörü gelmesini istediğini söyledi.

Yaptığı iddialı açıklamalara bir yenisini daha ekleyen ve 50 bin kişiye ayakta maç izleteceğini iddia eden Vural, "Bir Real Madrid ile oynuyorsunuz, Fenerbahçe'nin başında bir Türk antrenörün ismi anons ediliyor. İnsan bununla gurur duymaz mı? Eğer Fenerbahçe, Galatasaray veya Beşiktaş takımlarından birinin teknik direktörü olsam, rakibim orta sahayı geçerse şerefsizim. Gelemezler. 50 bin kişiye ayakta maç seyrettiririm, bu kadar iddialı söylüyorum. Bu hikaye değil, bilgi birikimi." diye konuştu.

Türkiye'de Türk antrenörlerin yaptığı küçük hataların büyütüldüğünü vurgulayan Yılmaz Vural Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş'a teknik direktör olmaya layık görülmediklerini belirtti. "Daum'un yaptığı öyle bir hata var ki hiç affedilecek gibi değil." diyen Vural, aynı hatayı kendisinin yapması halinde bu ülkede yaşamasının mümkün olmayacağını iddia etti.

Sekiz maç kazanırken eleştirilen Daum'un, yedi maçta puan kaybettiğinde ise eleştirilmediğine dikkat çeken Vural, "Daum'a başarısızlığında bu kadar tolerans gösteriliyor. Bir Türk antrenör, yedi maç puan kaybetse Fenerbahçe'de durabilir mi? Bu farklılık neden? Almanya'da 30 sene yaşadım, onların nasıl davrandığını biliyorum. Orada kendi vatandaşlarına birinci sırada davranılıyor. Türkiye'de ise yabancılara imtiyaz sağlanıyor. Bu ülke için çalışan, vergi veren benim ama yine de Alman kadar adam yerine koyulmuyoruz. Bizi Alman da Türk de adam yerine koymuyor. Biz başka nereye gideceğiz? Umarım bir gün bize de böyle bir şans verilirse bakın neler yapıyoruz, o zaman görün." dedi.

İki üniversite bitirmiş, Avrupa kültürü olan, ağzı iyi kötü laf yapan birisi olduğunu kaydeden Vural, kendisine yazık olacağını, bir şeyler yapamadan ömrünün bitireceğini söyledi.

Genellikle ligde kalma mücadelesi veren takımlarda çalıştığını, Kasımpaşa'da 40 puan topladığını anlatan Vural, futbolculara en fazla 400-500 bin lira verdiklerini ifade etti. Fenerbahçe'nin sadece bir futbolcuya 15 milyon dolar verdiğine dikkat çeken Vural, buna rağmen güçlü rakiplerini mağlup ettiklerini anlattı. Yılmaz Vural, futbolcularda olduğu gibi Almanya'da birlikte aynı eğitimi gördüğü Daum'un da fahiş ücretler aldığını söyledi.


hahaha.gif lol.gif
Istanbulguy

Vural, cok kisiye 'tonton', 'espriturel', 'eglenceli' ve hatta 'basarili olup hakki verilmeyen' biri olarak gelebilir ama bana son derece 'itici' ve 'kustah' biri olarak geliyor.

Cem
epeci
QUOTE (Istanbulguy @ May 10 2010, 15:21 ) *
Vural, cok kisiye 'tonton', 'espriturel', 'eglenceli' ve hatta 'basarili olup hakki verilmeyen' biri olarak gelebilir ama bana son derece 'itici' ve 'kustah' biri olarak geliyor.

Cem

o cok kisiden biri benim. ayrica cok da cesur bir adam bunlari acik acik soyleyebildigi icin. tahminim odur ki turk hocalarin tamami boyle dusunuyor...
Qelebex
Biliyor muydunuz ?
.

* 1-Che Guevara, 1967 yılında Bolivya’da yakalanıp öldürüldüğünde sırt çantası...ndan; “Atatürk’ün Büyük NUTKU’nun” çıktığını...”

* 2- Fidel Castro nun:12 Mayıs 1961 tarihinde Havana'da görevli genç Türkiye diplomatı Bilal Şimşir'den ABD NİN BİLGİSİ OLMAMASI şartıyla "Atatürk'ün Büyük Nutuk Kitabını" istediğini... Ve: "Devrimci M.Kemal ATATÜRK varken, Türk gençleri neden kendilerine başka önder arıyorlar?" dediğini,

* 3- 1935'teki Uzun Yürüyüş öncesinde Şankay Meydanı'nda toplanan binlerce Çinliye seslenen Mao'nun ilk sözlerinin : "Ben, Çin'in Atatürk'üyüm. ."olduğunu,

* 4- Yunan başkomutanı Trikopis`in, hiçbir zorlama ve baskı olmadan her Cumhuriyet bayramında Atina'daki Türk büyükelçiliğine giderek, Atatürk`ün resminin önüne geçtiğini ve saygı duruşunda bulunduğunu,

5- 1938'de, General McArthur'un en zor, en problemli, en buhranlı döneminde,danışman, senatör ve bakanlarından oluşan yüz yirmiden fazla kişiye; "Şu anda hiçbirinizi değil, büyük istidadı ile Mustafa Kemal'i görmek için neler vermezdim" dediğini,

* 6- 1938'de Ata`nın ölümünde Tahran gazetesinde yayınlanan bir şiirde;"Allah bir ülkeye yardım etmek isterse, onun elinden tutmak isterse başına Mustafa Kemal gibi lider getirir" denildiğini veee..

* 7- 2006'da ise AB Uyum yasaları gereğince devlet dairelerinden Atatürk resimlerinin kaldırılmasının istendiğini ...
by:● ● ● Eğlencenin Merkezi ● ● ●
This is a "lo-fi" version of our main content. To view the full version with more information, formatting and images, please click here.
Invision Power Board © 2001-2010 Invision Power Services, Inc.